-Andreas Ivanov; çok yakışıklı, çapkın ve neredeyse her kadını peşinde koşturacak Rus ii adamı,
-Yasemin(Jasmin) ise cazibesi, inatçılığı, başarısı, hırsıyla bütün erkekleri kendine aşık edebilecek kadar güzel olan, işinde çok başarılı bir Türk kadını.
Peki aralarında kilometreler olan bu iki insanı kader bir araya getirirse aşk mı kazanır ? Yoksa kaybeden taraf mı olur ?
#kitapyorumu
•Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Konusunu okuyup klasik çapkın adam, aşık kadın kurgularından diye düşünenler olacaktır asla öyle bir kurgu değil.
•Yasemin yani Andreas’ın diyişiyle Jasmin, o kadar güçlü, o kadar dikbaşlı, o kadar hırslı bir kadın ki helal olsun dedim. Andreas’ı da ancak böyle bir kadın düzeltebilirdi zaten Adamı kendine öyle bir aşık etti ki bizim canımız Andreas, Jasmin diye dolanmaya başladı
•Andreas, Jasmin’i ilk gördüğü andan itibaren kalbine ve aklına hakim olamadı. Jasmin’in güzelliği ve karakteri karşısında zaten kendisini kaptırmaması tuhaf olurdu
Tabiki şimdiye kadar kadınların onun peşinde koşmasına alışkın olduğu için, ilk defa koşan taraf kendisi olunca sonradan biraz bocalamaya ve korkmaya da başladı. Yani bir yandan ona kızdım ama bir yandan da kendince haklıydı kıyamadım da
•İkisinin arasındaki çekim o kadar güçlüydü ki bir yerden sonra karşı koyamayacaklardı. Ama yaşadıkları o kadar güzel anıdan sonra acaba kavuşabilecekler miydi ? İşte onu da okuyanlar biliyor
•Gerçekten okurken asla sıkılmadım. Zaten okuyanlar bilir @missfirat ‘ın kalemi asla sıkıcı değil. Çok akıcı ve ne ara okuduğunuzu anlayamayacağınız şekilde yazıyor. Olaylar çok akıcı gidiyor. Mesela bu kitaptan sonra gitmek istediğim yerlerden birisi de Moskova oldu kesinlikle. O kadar güzel anlattı ki canım Mehtap, gitmek istediğim yerler arasında ilk sıralarda Aziz Vasil Katedrali’ni bende