"Tanrı'nın emriyle şu tuhaf kahramanlarımla sürüp giden koca hayatı,herkesin görebileceği alay ve kimsenin göremeyeceği gözyaşlarıyla daha ne kadar seyredeceğim ? "
Davasına kimsenin sahip çıkmadığı,kimsenin yakınlık göstermediği,bir iğnenin ucuna yerleştirdiği sıradan bir sineği bile alıp mikroskop altında incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimleri uzmanlarının dahi dikkatini çekmeyen bir yaratık, ömrünün son günlerinde de olsa palto biçimine bürünmüş ışıl ışıl bir misafir tarafından ziyaret edilmiş, yoksulluk içinde geçen kasvetli yaşamı bir an için bile olsa renklenmiş , sonra da çarların ve dünyadaki diğer tüm hükümdarların üzerine çöken felaket onun da karşısında belirmiş , yıllarca dairedeki arkadaşlarının acımasız alaylarina sabırla katlanan Akakiy Akakiyevic bir hiç uğruna bu dünyadan sessizce göçüp gitmişti ...