Bireyler hayat açmazlarındaki kendi rollerini bir kez kabul ederlerse bu durumu değiştirme gücünün kendilerinde -yalnızca kendilerinde- olduğunu da fark ederler.
Gerçeklik kesinlikle çocukluğumuzda hayal ettiğimiz gibi değildir - iyi yapılandırılmış bir dünyaya girmiyoruz (ve en sonunda da çıkmıyoruz). O dünyayı oluşturmada merkezî rol oynuyoruz - ve onu bağımsız bir varoluşa sahipmiş gibi oluşturuyoruz.
En derin anlamda biz kendimizden sorumluyuz. Sartre’ın ifade ettiği gibi kendimizin yaratıcısıyız. Seçimlerimizin, eylemlerimizin ve eyleme geçmedeki başarısızlıklarımızın birikimiyle kendimizi oluştururuz. Bu sorumluluktan, bu özgürlükten kaçamayız. Sartre’ın deyimiyle “özgürlüğe mahkûmuz.”