Denizin bir kenarında Bakü (Bachu) adında bir şehir vardır. Deniz de ismini buradan almıştır. Bu şehrin yakınında bulunan bir dağdan siyah renkli bir yağ (alio negro) çıkar. Çok kötü kokuludur. Halk, bunu geceleri aydınlatmak amacıyla kullanır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toros Dağları'na girmeye başladık. Bu dağın girişinde oldukça yüksek ve dik yamaçlı bir tepe var. Orada Kürt (Cordi) denilen acımasız, tanıdıklarına bile yağmacılık yapacak kadar hırsız olan halk yaşar. Kürtlerin bütün geçitleri kontrol edebilmek ve oradan geçen kişileri soymak için ırmak kenarlarına ve yüksek yerlere kurulmuş çok sayıda şehirleri vardır. Bu yüzden şehirlerden pek çoğunu, memleketin emirleri ve hâkimleri yağmalamışlardır. Zira Kürtler oradan geçen kervanlara büyük zararlar veriyorlar. Bana gelince, ben onların hâl ve hareketlerine dair tecrübelere sahibim. Hasan Bey'in hâkimiyetinde olan Hizan (Chexan) isimli şehirden çıktık. Hasan Bey'e giderken elçim ve kâtibim ile yüksek bir dağda Kürtler tarafından saldırıya uğradık. Elçiyi, kâtibimi ve diğer iki kişiyi öldürdüler. Ben ve birkaç kişi yaralandık. Bazılarını tutup eziyet ettiler. Ben atın üzerinde tek başıma kaçtım.
“Zengin sofralar senin olsun, hayat senin için bollukla dolsun. Vicdanımı sızlatmamak benim yegâne gıdam olsun. Senin gibi itibar görmek istemiyorum; aklın olsa sen de istemezdin.”
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu