"Ne diye yumuşatıyorsunuz, eğer çelik gibi bir zamanın
Zincirleri ruhumu yakıp kavuruyorsa,
Ne diye alıyorsunuz benden, sadece savaş kurtarır onu
Siz ey yumuşakçalar, benim korlaşan benliğimi?"
"Ah heyecan, sende buluyoruz
O kutsal mezarı
Dalgalarının derinliğine
Sessiz bir neşeyle, batıyoruz,
Baharın çağrısını duyunca
Ve yeni bir gururla uyanınca,
Yıldızlar gibi, tekrar dönüyoruz
Hayatın kısa gecesine."