Geri Bildirim
  • Sevgili dost,

    Neşesi yağmalanmış bir bayramdan geriye ne kalır? Ellerden buharlaşıp uçan limon kolonyaları, yenildikten sonra kağıdı buruşturulup atılan şekerler, caminin avlusunda kalan gazete ve mukavva parçaları, imamın her bayramda tarif edip, cemaatin her bayram şaşırdığı bayram namazı mı?

    Sevgili dost,
    Bugün bayram.

    Ama parlamıyor gözlerin..

    `Ali Ural
  • Sevgili Dost,

    Neşesi yağmalanmış bir bayramdan geriye ne kalır? Ellerden buharlaşıp uçan limon kolonyaları, yenildikten sonra kağıdı buruşturulup atılan şekerler, caminin avlusunda kalan gazete ve mukavva parçaları, imamın her bayramda tarif edip cemaatin her bayram şaşırdığı bayram namazı mı?

    Ellerimizi bağlayacak mıyız yoksa iki yana mı salacağız? Herkes göz ucuyla birbirine bakıyor. Önümüzdekiler de şaşkın, yanımızdakiler de. Bu durumda eller ne bağlanmalı ne iki yana salınmalı. Bu durumda eller havaya kaldırılmalı: “Affet” demeli, belki!

    Neşesi yağmalanmış bir bayramdan geriye ne kalır? Telefonların felç olması yüzünden aramadığımız tanıdıklarımız için inandırıcı bir mazeretimiz var, ne güzel. Doğrusu vefalı milletizdir; dindar oluğumuz kadar bağlıyızdır birbirimize. Bu yüzden camiler almaz kalabalıkları bayramlarda, bu yüzden iflas eder telefon şebekemiz.

    Sevgili Dost,
    Bu bayramda hangi elleri öptün, bana da haber ver. Günahkar dudakların siyah lekeler bırakacağı beyaz bir el bulabildin mi? Yoksa sen de benim gibi katrandan ellere mi yapıştırdın kömürden dudaklarını! Yoksa sen de mi çağırdın yardıma çocukları “Ah çocuklar! Kapı kapı dolaşıp, şeker toplayan çocuklar! Bırakın, öpelim ellerinizi. Siz bize şeker verin.”

    Sevgili Dost,
    Bu bayramda kabristana gittin mi? Senin de ölülerin vardır, bilirim. Üzerlerindeki otları, küflü tenekelerle sulayacağın ölülerin. Otlar büyüyecek, sararacak sonra. Ölülerimizi hep hatırlayacağız, dirilerimizi unutsak da. Olsun, onlar da ölecekler..

    Sevgili Dost,
    Bu bayramda hastaneye gittin mi, biz gittik. Peşimizde bir gazeteci ordusuyla, kolu kopmuş, protez bacaklı delikanlılara “nasılsın?” diye sorduk. Onlar da bize teşekkür ettiler. Düşünebiliyor musun dostum, teşekkür ettiler.

    Sevgili Dost,
    Bayramda yaşlılarımızı da unutmadık, tabii. Sen de unutmazsın bilirim. Huzurevlerine gömdüğümüz ihtiyarlarımıza, bu bayram da moral gecesi düzenledik. Seni de beklerim..

    Sonra hapishanelerde açık görüşlerimiz oldu. O gün bize temiz çamaşır ve sigara getiren çocuklarımıza sarılabildik. Verecek bir şeyimiz yoksa ne çıkar! Biz de onlara hürriyetten söz ettik.

    Sevgili Dost,
    Neşesi yağmalanmış ne bayramlar geçireceğiz daha… Kokucu dede, camiden çıkan herkesin eline gül yağı sür, mis gibi koksun şehir! İşportacı, sen de sat gülümsemeyi, öğrenemeyen dudaklarımıza! Çocuklar,bırakın biz öpelim ellerinizi, siz bize şeker verin!

    Sevgili Dost,
    Bugün bayram… Ama parlamıyor gözlerin…

    Ali Ural
  • Üniversitenin sınavları bitti pazartesi belli olacak mezun olup olmadığım
    Okuyamadığım tüm kitaplarımı okuyacağım
    Yeşil Yol bitti
    Şimdi Maraz'ın Kahvesi (Yazar Ali Bayram ) zamanı
  • Sevgili Dost,
    Bugün bayram.
    Ama parlamıyor gözlerin.
  • 🌿
    “Sevgili Dost,
    Neşesi yağmalanmış bir bayramdan geriye ne kalır? Ellerden buharlaşıp, uçan limon kolonyaları, yenildikten sonra kağıdı buruşturulup atılan şekerler, caminin avlusunda kalan gazete ve mukavva parçaları, imamın her bayramda tarif edip, cemaatin her bayram şaşırdığı bayram namazı mı?”
    A. Ali Ural
  • Hz. Ali'ye (r.a ) sormuşlar
    - "Bayram nedir ?
    - Günahsız geçen her gündür..."
    Ömrümüzde bayramları çoğalt Allah'ım.