Konuşacaksan;
Kibarca konuş. (Bakara/83) Gerçeği konuş. (Ali imran/27) Adaleti konuş. (Enam/152) Zarifce konuş. (İsra/23) Dürüst konuş. (İsra/28) Nazikçe konuş. (İsra/28) Yumuşak dilli konuş. (Taha/44) Yalansız konuş. (Hac/30) Anlamlı konuş. (Mü'minun/3) Düzgün konuş. (Ahzab/70)
Alıntı
Allah ve alem ilişkisi
Eğer Allah'ı varlık âleminden uzakta düşünürsek o zaman Allah'tan bağımsız olarak işleyen deistik bir Tanrı anlayışına ulaşırız. Ki bu son derece sakıncalı bir görüştür. Deistik Tanrı anlayışında âlem, ustasından bağımsız olarak işleyen bir saate benzetilmiştir. Alem saat olunca, Tanrı da saat ustası oluvermiştir. Gerçekte âlem ve Allah arasında böyle bir ilişki söz konusu değildir. Alem, sürekli bir yaratılış halindedir ve Allah'a bağımlıdır. Tersine "Allah, bütün âlemlerden müstağnidir" (Ali İmran, 3:97). Yani O kimseye muhtaç değildir, ama her şey O'na muhtaçtır.
Sayfa 30
Ali Imran Suresi
Bana Ne Diyor? Acemi doktor gibi davranma! "Hepsi hasta" deyip de bütün hastalara aynı ilacı yazma. Önce muayene et, sonra teşhis koy, sonra da tedavi et. İnsanları tanımadan, niyetlerini bilmeden, hepsine aynı gözle bakma. Tebliğ, tanımakla başlar; tanımadan hüküm vermek, davetin ruhunu zedeler. Peki, bu yöntemi yaşadığım asra taşırsam ne olur? Cevabı Fussilet Sûresi'nin 34. âyetinde bulabilirsin: "İyilikle kötülük (dost ile düşman) bir olmaz. O halde sen kötülüğü en güzel bir şekilde sav; işte o zaman seninle arasında (kin ve) düşmanlık bulunan kişinin sanki birdenbire sımsıcak bir dosta dönüştüğünü görürsün.” Yani önce tanı, sonra yaklaş. Ön yargıyla değil, ön bilgiden sonra gelen hikmetle hareket et. Çünkü davet, düşmanı dost yapma sanatıdır.
Din
Konuşacaksan; Kibarca konuş. (Bakara/83) Gerçeği konuş. (Ali imran/27) Adaleti konuş. (Enam/152) Zarifce konuş. (İsra/23) Dürüst konuş. (İsra/28) Nazikçe konuş. (İsra/28) Yumuşak dilli konuş. (Taha/44) Yalansız konuş. (Hac/30) Anlamlı konuş. (Mü'minun/3) Düzgün konuş. (Ahzab/70)
Din İslam