Ayrilik icin her sey az.Ask icin her sey fazla
Ayrılık Yakışır Delikanlıya
Vazgeçmek delikanlıyı bozar benim güzel abim,
Masaldı masal olarak kaldı dinledik iyi oldu
Zaten umut gerçeğin cenazesini kaldırmaz
Bilirsin ayrılık için her şey az,
Aşk için her şey fazlaydı
Geçti bir tren bir vapur, bir şehir bir masaldı
Üstümüzden geçmesi gereken ne varsa geçti
Önce sarsıldı her şey sonra yıkıldı
Ömür bu ya zaten kırılması gereken yerden kırıldı
Yanması gereken yerden alev aldı ayrılık
Kime sarılır insan son nefesinde
Ya Allah deyip doğrul
Çoktur zaten yenilen,yenildikçe kanayan
Kanadıkça yeniler,yenildikçe bir kez daha
Hiç yenilmiyecekmiş gibi yenilen çoktur.
Her başlangıç aslında bir sondur
Yıldız kayar, güneş doğar
Vazgeçmek delikanlıyı bozar benim güzel abim,
Dibine kadar inilir mi yokluğun inilir
Delikanlı adam yenilir mi yenilir
Aşk bu zeytin, peynir değil ki
Yar bir ekmeğin bağrını koy içine ye,
Bazen kan doğranır delikanlının ekmeğine
Kadın bu, kadın bu vurdu mu en savunmasız yerinden vurur adamı
Kalp bile kaçacak yer arar kendine
Dedim ya güzel ya abim kadın bu vurdu mu harbiden vurur
Delikanlının en hası bir kaşık suda boğulur
Bir dönüm toprakta can kökü kurur
Başı boş ve hoyrat çıkar gidersin en fazla
Her şeyi bıraktığını zannedersin ardında
Her şey seni bırakmaz
En çokta ağlamak
Ağlamak benim güzel abim sünepe bir alacaklı gibi yapışır yakana
Delikanlıyız dedik ya borcumuz borç
Dökeriz gözlerimizi bizde dilsiz bir köşeye bir gün
Bir gün bizde soğuk bir mevsimde
Mesela bir Ocak’ta yeneriz yenemediklerimizi
Ya da yenilip yine çeker gideriz başı dik
Yeni kendimizden eski kendimize
Belki de masalımızın elmaları çalınan gökyüzüne
Öyle değil mi benim güzel abim öyle değil mi söyle
Aşk ne kadar yakışırsa adam olana
Ayrılıkta o kadar yakışır delikanlıya

Ali ULURASPA

Ali ULURASPA
Aşk bu zeytin, peynir değil ki
Yar bir ekmeğin bağrını koy içine ye,
Bazen kan doğranır delikanlının ekmeğine
Kadın bu, kadın bu vurdu mu en savunmasız yerinden vurur adamı
Kalp bile kaçacak yer arar kendine
Dedim ya güzel ya abim kadın bu vurdu mu harbiden vurur.

Ali ULURASPA
Ellerim üşürdü, üşürdüm.
şehrin vitrinlerinden kayardı düşlerim
seni düşünürdüm
sense, bir başka mevsimde sağanak halinde yağardın
başka ülkelere sımsıcak.
ellerim üşürdü.
nikotin kokan ellerim üşürdü ve…
bir sigara daha yakardım.
çocuklar uyanmış olurdu
düşlerini kaybetmeden uykularından
şehir ıslanırdı duman duman.
benimse kabuslarım kese kağıdı buruşukluğunda
asılı kalırdı gündoğumlarına.
ellerim üşürdü
ellerim üşürdü, donardı.
donardım teninin yokluğuna değince ve
bıçak ağzı bir yalnızlık ikiye bölerdi her şeyi.
bir yarısı sen olurdun her şeyin, bir yarısı ben olurdum
hiçbir şeyin.

Sayfa No Yok,Cilt No Yok..
Sayfa no yok
Cilt no yok
Hane no yok
Ana adi, ben sokak çocuguyum abi
Hani su uçurtmasi gökyüzünde asili kalan,
Bilyelerini rüyalarinda unutan,
Ve oyuncaklarini masal kahramanlarina çaldiran,
Çocuk varya o benim iste, o benim abi...
Sahi bir annem olmaliydi dimi
Ben dudaklarimda sokaklari besteliyorum oysa
Sahi abi tadi nasildi anne sütünün
Anneler nasil oksardi çocuklarini
Anne kokusu nasildir kim bilir
Ana ha, bir anne çizebilirmisin benim için
Karanligin kar sogugu parmak uçlarina bir anne
Ve yanina beni eklermisin abi
Tipki suluboya resimlerdeki gibi simsicak
Sahi abi senin gözlerini kesmiyor degil mi
Bir köprünün soguk, gergin ve karanlik bedeni
Sahi sen hiç seyrettin mi aydedeyi bir köprünün altindan,
Üsüdün mü abi kayan bir yildiza bakarken,
Bosver...
Gel boyat istersen ayakkabilarini
Ben su ayakkabilarin bagciklarindan asiliyorum hayata
Gel boyat ayakkabilarini
Boyatta resmi çiksin dostun, düsmanin tüm kaldirimlarin
Sayfa no yok
Cilt no yok
Hane no yok
Yoklarin varliginda tam göbek bagindan hiç yakalandin mi hayata
Bir de bir de babam olmaliydi di mi?
Beni dövecek bir babam bile yok biliyor musun?
Nasirli ellerinde sevkat arayacagim bir insan
Kimbilir, bayramlarda neler alir babalar çocuklarina
Unutmusum, bayramlariniz da vardi sizin öyle degil mi, arifeleriniz
Bayramlarda temize çekilen dostluklar vardi sonra
Oysa ben kirik dökük isliklar ismarliyorum günese ve mehtaba
Yankisiz, bestelenmemis ve bestelenmeyecek serseri isliklar
Bir babam olsaydi belki yeterdi
Çocuk olurdum eskisi gibi, simarirdim öylesine
Bosver abi...
Kimin neyine bayram, kimin neyine hediye
Baba kimin neyine abi
Sahi senin düslerin vardir
Göremedigin rüyanin düsünü kurar misin hiç
Ahmet bir düs görmüs geçenlerde
Köprü altinda tanistik, soguk ve geç gelen bir gecede
Utanirken anlatti, anlatirken utandi.
Bir ip baglamis gökkusagina,
Bak ana diyormus uçurtmami gördün mü,
Ya uçurtmamin gölgesinde bilye oynayan çocuklari.
Ahmet'in düsü iste...
Bana düslerini kiralar misin abi,
Bedava boyarim ayakkabilarini,
Bana düslerini, düslerini abi
Bosver, bosver...
Bak iyi parlayacak bu ayakkabilar,
En parlak ayakkabilarinla yürüyeceksin yasama
Sen düsünme, sokaklar düsünsün beni,
Gazete mansetleri,
Üçüncü sayfa haberleri düsünsün,
Isimsiz bir damla gözyasi düsünsün,
Sen beni düsünme, düsünme be abi...
Nasil olsa ben,
olmayan ayakkabilarimin sicakligiyla basiyorum tüm kaldirimlara,
Olmasa da anne babasi sokaklarin
Sokak çocuguyum ben, sokak çocuguyum...
Kazanilmadan kaybedilmis bir gelecegin herhangi bir yerinde,
Ben sokak çocuguyum abi,
Hani su uçurtmasi gökyüzünde asili kalan,
Bilyelerini rüyalarinda unutan,
Oyuncaklarini masal kahramanlarina çaldiran çocuk varya,
Iste o benim, o benim abi, o benim abi...

Ali ULURASPA

Ali ULURASPA
Ayrılık Yakışır Delikanlıya

Vazgeçmek delikanlıyı bozar benim güzel abim,
Masaldı masal olarak kaldı dinledik iyi oldu
Zaten umut gerçeğin cenazesini kaldırmaz
Bilirsin ayrılık için her şey az,
Aşk için her şey fazlaydı
Geçti bir tren bir vapur, bir şehir bir masaldı
Üstümüzden geçmesi gereken ne varsa geçti
Önce sarsıldı her şey sonra yıkıldı
Ömür bu ya zaten kırılması gereken yerden kırıldı
Yanması gereken yerden alev aldı ayrılık
Kime sarılır insan son nefesinde
Ya Allah deyip doğrul
Çoktur zaten yenilen,yenildikçe kanayan
Kanadıkça yeniler,yenildikçe bir kez daha
Hiç yenilmiyecekmiş gibi yenilen çoktur.
Her başlangıç aslında bir sondur
Yıldız kayar, güneş doğar
Vazgeçmek delikanlıyı bozar benim güzel abim,
Dibine kadar inilir mi yokluğun inilir
Delikanlı adam yenilir mi yenilir
Aşk bu zeytin, peynir değil ki
Yar bir ekmeğin bağrını koy içine ye,
Bazen kan doğranır delikanlının ekmeğine
Kadın bu, kadın bu vurdu mu en savunmasız yerinden vurur adamı
Kalp bile kaçacak yer arar kendine
Dedim ya güzel ya abim kadın bu vurdu mu harbiden vurur
Delikanlının en hası bir kaşık suda boğulur
Bir dönüm toprakta can kökü kurur
Başı boş ve hoyrat çıkar gidersin en fazla
Her şeyi bıraktığını zannedersin ardında
Her şey seni bırakmaz
En çokta ağlamak
Ağlamak benim güzel abim sünepe bir alacaklı gibi yapışır yakana
Delikanlıyız dedik ya borcumuz borç
Dökeriz gözlerimizi bizde dilsiz bir köşeye bir gün
Bir gün bizde soğuk bir mevsimde
Mesela bir Ocak’ta yeneriz yenemediklerimizi
Ya da yenilip yine çeker gideriz başı dik
Yeni kendimizden eski kendimize
Belki de masalımızın elmaları çalınan gökyüzüne
Öyle değil mi benim güzel abim öyle değil mi söyle
Aşk ne kadar yakışırsa adam olana
Ayrılıkta o kadar yakışır delikanlıya

Ali ULURASPA