Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesini ya da umduğumuz gibi sevmemesini katlanmak zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zeka yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.
Kırk bir yıl sonra yeniden buluşan iki eski dostun –yaşlı bir general ile uzun yıllar ortadan kaybolan çocukluk arkadaşı– tek bir akşam yemeği masasında geçen yoğun, gerilim dolu hesaplaşmasını anlatır. Mumlar tükenene dek süren bu karşılaşma, dostluk, kıskançlık, ihanet, sadakat ve insan doğasının en derin yaralarını zarif ama sarsıcı bir dille açığa çıkarır.
Kısa, yoğun ve diyalog ağırlıklı yapısıyla, okuru sessiz bir düellonun içine çeken; geçmişin gölgeleriyle bugünü yüzleştiren unutulmaz bir klasik. Sándor MáraiMumlar Sonuna Kadar Yanar