Taşına bastım, kanattı dizimi,
Rüzgârla yıkandım, savurdu izimi,
Ama dönmedim geriye bir kez bile,
Talip olduğum yolu yokuşuyla sevdim.
Göz gözü görmezdi bazen dumanda,
Üşüdü ellerim, titredi dudağımda,
Ama ateş yakardım her fırtınada,
Talip olduğum yolu sevdayla sardım.
Bazen yalnızdım, bazen yorgun,
Omzumda yük, gözümde sonsuz ufuk,
Ama bilir yüreğim, bilir sol yanım,
Talip olduğun yolu, yokuşuyla sınanırsın.
Ve gün gelir,
Dağlar da önünde eğilir,
Çünkü yokuşu seven,
Zirveyi hak eder!