Tabiat sonbahara doğru ilerledikçe benim de ve etrafımda da herşey soluyor. Ağaçların kuruyup dökülen yaprakları gibi benim de hayatım kırılıp dökülüyor.
Yüzünde beni çıldırtan o efsunlu güzellik değil, başka bir şey vardı. Alnında parlayan o şey, zeka şimşeği değil, başka bir şeydi. Daha ince, daha işleyici bir bakışla beni bitiriyordu. Bir bakış ki onda candan bir acıma, derin bir duygu, tatlı bir ürperme vardı.