Hacer

Öldürmenin ve ölmenin tek gerekçesi: Düşünceydi. İnsanlar inandıkları için, savundukları için, fikirleri için öldürüyor, ölüyorlardı. Silahlı çatışma, fikir çatışmasını katletmişti.
Sayfa 310
Reklam
Geri kalmış ülkenin “Yaptım, oldu!” siyasetine alışmış olan halkımız her an, her türlü kararın çıkabileceğini biliyordu.
Sayfa 284
İyi arkadaşla çok iyi yerlere tırmanır, yaramaz adamlarla yerlerde sürünürdünüz.
Sayfa 193
Bir el, belli belirsiz bir şeylerin hesabını soruyor intikamını alıyordu bizim aracılığımızla yine bizden. Ölen de öldüren de olmanın ne kadar salakça bir iş olduğunu anlayamayacak kadar salaktık.
Sayfa 165
İnsanın ait olmadığı bir yerde bulunması ne kadar zordu.
Sayfa 91
Reklam