"Dürer Caddesinde yeni bir ev eşyaları mağazası açılıyor. Girişin üzerinde uçan balonlar sallanıyor, sirk müdürü gibi giyinmiş birisi laterna çeviriyor, bir kız kanepe servisi yapıyor, bir diğeri de gelip geçenlere şampanya ikram ediyor. Sokak alkolizmi cezbediyor beni, ikinci bardağa geldim bile. Kanepeler soğuk etli, jambonlu ve somonlu. Eğer becerebilirsem öğle yemeği problemini perakende usulü burada çözebilirim. Ayrıca laternnın müziği eşliğinde ellerini çarparak kendi çevresinde dönen genç bir mongolizm hastası ilgimi çekiyor. Bir çok engelli gibi onun da ayağında soket çoraplar ve üzerinde daracık bir kazak var. İnsanları mağazanın açılışından ziyade engellinin cezbettiği, ev eşyaları mağazası çalışanlarının gözünden kaçmıyor. Engellinin bahtiyar ve boş yüzü, ayımsı bir safdillikle ortaya koyduğu hoşnutluk hoşuma gidiyor. Herkes ızdırap çıkarken engelli, ayrıksılığının talihi ve mutluluğu içinde güneşleniyor. İkinci kez etli bir kanepe alıyorum. Engelli şampanya içmeye kalkıştığında, yaşlıca bir kadın, herhalde annesi, bardağı onun elinden kapıyor. Bu had bildirme hareketini anlamamış gibi görünen engelli dans etmeye devam ediyor"