En korkuncu da bir daha hiçbir şeyin düzelmemesi, eskisi gibi olamaması! İnsanın geçmişi nasıl aradığına aklım ermiyordu. Şimdi anladım: İnsan yapmadıklarına, yapamadıklarına üzülüyor. Peki neden böyle oldu? Duygularımızın yeterince güçlü olmamasından değil herhalde. İnsan daha fazla sevemezmiş gibi geliyor...
...asıl önemli olanı sana bir türlü söyleyemedim, böyle şeyleri hiç kıvıramam, ama sözlere aldırmadan inan bana; başka şey düşünsem bile seni bir dakika aklımdan çıkaramıyorum.
İçine kapanmış, boş şeylere inanır olmuştu. Yeşil bereli bir kıza rastlarsam mektup alacağım, diyordu kendi kendine, eğer Şumov'la yarın aynı vardiyada çalışırsam işler yolunda gidecek. Sonra da kızıyordu: Nineler gibiyim, bu gidişle aklımı da kaçırabilirim!