Ş.A

Ş.A
@amaki
“Kahverengi dallardan pembe çiçekler açtığına göre, ümitsizliğe gerek yok.” Şems-i Tebrizi
Lokman Hekim"in fiziki yapısını gören biri bakar ki, siyah renkli kalın dudaklı bir görüntüsü var. Adamın değerlendirmesini anlayan Lokman Hekim ona şöyle der; ”Ne yüzümün boyasını ben sürdüm, ne de dudaklarımın modelini ben çizdim. Ben ancak emeğimle kazandığımın adamıyım. Bulduğum ilaçlarla, söylediğim sözlerle, bakın bana. Benim eserim olmayan fiziki görüntümle değil. O yaratan’ın razı olduğum takdiridir.”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Papazın biri çarşıda alışveriş yaptığı satıcıyla sıkı pazarlık yapmış, satıcı da papazın arkasından, bunlar ne cimri insanlar diye söylenmeye başlamıştı. Mevlânâ, bu cimri sözünden dolayı satıcıyı ikaz etti: Papazın arkasından böyle konuşma, dedi. Onlar senin dediğin gibi cimri değil, cömert insanlar. Baksana, onlar İslam’ı da, son Peygamber Hz. Muhammed’i de, Hazret-i Kur’an’ı da, bunlara inananlara verilecek cenneti de size bırakmışlar. Bundan daha büyük cömertlik olur mu?
Büyük zattan şöyle bir söz buyurmuştur: Mimar, mühendis olabilirsiniz, ama öğretmen olamazsınız öğretmenin özelliğini sormak istemişler. Şöyle söylemiştir büyük zat: mimar, insanın cesedini koruyacak binalar inşa eder. Öğretmen ise ruhunu muhafaza edecek düşünceler öğretir. Cesedin korunmasıyla ruhun korunması aynı olmaz. Bir nesil, mimarlara değil öğretmenlere teslim edilir. Görevinin bilincinde olan bir öğretmen, aynı zamanda ruhların da mimarıdır.Yıkılmaya yüz tutmuş ruhları imar eder, ebedi hayatını kazandıracak düşüncelere kavuşturur.
İmam Ebu Yusuf İlim öyle bir şeydir ki, siz ona tümünüzü vermedikçe o sizi yarısını vermez!
Mecnun meşhur sevgilisi Leyla’nın kapısı önünden geçerken gözlerini semaya çevirmiş bulutları izliyormuş Ona: -Ey Mecnun semaya bakacağına Leyla’nın penceresine baksana, demişler. Mecnun gülmüş: -Benim semada baktığım bulutları gölgesini Leyla’nın evinin üzerine düşürüyor.Bu yüzden onlara bakmak bile kafi geliyor,demiş. Arada geçen kısa bir müddet sonra Mecnun’un baktığı bulutlardan sağanak yağarak Mecnun’u sırılsıklam etmiş.Fakat Mecnun’da asla telaş ve üzüntü eseri görülmemiş. -Halinden şikayetçi değil misin ?demişler Omuzlarını silkerek: -Neden şikayetçi olayım o bulutlar Leyla’nın evini gölgelendiriyorlardı.Onun için beni ıslatmalarından müşteki değilim…