çağırın ayışığını
rüveydayı çağırın
reva mı beni böyle kurşunlamak derinden ruhum bakamaz oldu güllere, kederinden reva mı, içimde soluklanan kuşların
kırmak kanatlarını
sonra gitmek, arkaya bakmaksızın bir defa bırakıp adım adım istihza tohumları
bu zamansız şairi incitmek reva mıdır sevindirmek dururken, öldürmek reva mıdır
ömrün ne sonundayız, ne de henüz başında otuz üç yaşındayız, hep otuz üç yaşında
içim sensin bu ilde, dışım sensin rüveyda rüveyda, ben sendeyim; sen bendesin rüveyda