benim bu sası karanlığa zor la, zorlayarak tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu yeter ki sağlam senetler verilmiş sanılırken aşkı karartmak için sen bir daha beni saçlarınla sıyır ağdalanmış sevincimi hışırdat,bunu yapabilir”
sen o baygın sevgilerin adamı değilsin. Sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin.
Bir şehrin uzak semtleri gibi gözlerin üzgün, kara, ayaklanmaya hazır ben yaralar kuşanıp katılırım onlara onlara katılırım yedek mermi ve şarkılar alarak seni alırım sonra her bir yanım çağıldar bir oyuna kalkarız sıkılmış yumruklarla yazarız duvarlara fırtınalı yazılar.