Halit Ertuğrul hem şükür hem de tövbe etmeyi teşvik eden gerçek hayat hikayeleriyle okuyucularının kalbini hem üzen hem de sevindiren bir kalem.
Konusuna geçeyim;
Azat...
Hem büyük dedesinin çektiklerini bir nebze de olsun çeken.
Allah aşkıyla yanıp tutuşan maddi olarak fakir manevi olarak zengin bir ailenin ilk gözağrı.
Babasını kaybetmiş annesiyle yaşayan bir delikanlı.
Babasının vefatının ardından annesi bir adamla evlenir.
Ama o evlilik öyle bir hikmet üzerine kurulur ki.
Tam ibretlik.
Annesinin evlendiği adam epeyce zengindir.
Ve malının yarısını Azat'ın annesinin üstüne yapar.
Azat lise çağına geldiğinde annesinin evlendiği adam ölür.
Azat ise annesinin telkinlerine rağmen gençlik batağı olan her kötülüğün içine batmaya başlamış ve maneviyattan uzaklaşmıştır.
Tüm mal varlığını satar kendine bir iş kurar.
Artık evlenmeye karar verdiğinde tüm dostlarının uyarılarına rağmen kimseyi dinlemez ve kendine eş olarak seçtiği kadınla daha da derine batar ama bu evlilik ve getirdikleri olumsuz şeyler Azat'ın evlendiği kadının kötülüğü görmeye yetmez.
Görse de görmez, duysa da işitmez.
Tüm dünyasının başına yıkılışı ise tüm insanlığa ibret olmuştur.