Bin Muhteşem Güneş, yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Bu romanda bir kadın olmak Afganistan gibi bir coğrafyada ne kadar zor olabilir, bunu derinden hissettim.
Afganistan'da yanında bir erkek olmadan sokağa çıkmanın bile suç sayılması ve kadınların yaşam haklarının kısıtlanması çok çarpıcı bir şekilde anlatılıyor. Kadınların toplumda yok sayılması ve hayatlarının başkalarının kararlarıyla şekillenmesi insanı derinden etkiliyor.
Kitapta geçen şu sözler de bunu çok iyi anlatıyor:
Bu ülkede kadınların işi hep çok zor oldu, Leyla, ama artık, komünistler sayesinde daha özgürler, eskisinden çok daha fazla haklara sahipler, demişti, sesini iyice alçaltarak; Anne'nin komünistler hakkında çok dolaylı da olsa olumlu sözlere hiç tahammülü olmadığını biliyordu. Ama bu bir gerçek, diye ekledi Babi, Afganistan'da kadın olmanın tam zamanı. Bundan yararlanmalısın, Leyla. Öte yandan, kadın özgürlüğü -başını esefle salladı- ne yazık ki, oradakilerin silaha sarılmasının da nedenlerinden biri. s.157