Dibi çoktan tutmuş dünyanın en dibinde kazıntıya kaşık çeken gayretli çocuk, sana ne demeli bilmem ki? Üstelik senin, buharlaşır gibi kolayca yüzeye çıkan yaşıtların varken sana ne demeli ki?
Hayatın en zor köşelerinden birine tutunuyor olsan da. Olsun. Sana acınmaz ki ! Sadece sana saygı duyulur.
Birşey yapamasam da nasihat verebilirim sana.Biz yetişkinlerin en iyi yaptığı şey budur. İçlerini dolduramadığımız nasihatleri vermekte bonkör davranırız her zaman.
Sorumlulukları ağırlaştırılmış, ihtiyar bir çocuk. Ağır Dağı kadar yüksek ve gerçek, Kaf Dağı kadar ulaşılmaz ve hayal üstü. Kırışan elleriyle birlikte yüreğide olgunlaşmıştı. Belli ki yüreğinde de vardı bu çizgilerden.
Elle tutulur onca sorunum varken, zihnim, hala soyut olanla meşgul. Hayatın içindeki prangalarımız, hayal ederken yok. Saçmalama serbestliğimiz sonuna kadar bizim.