Geri Bildirim
  • Bir genç ancak konuşmak ve kendini ifade edebilmekle sağlıklı bir benlik duygusu geliştirir.
  • Ancak tabii ki piçler yaşamaz, sadece hayatta kalır.
    Hakan Günday
    Sayfa 39 - DK
  • Tek tanrılı ve tek kullu bir dine inanan Hakan'ın tanınması mümkün ancak anlaşılması imkansızdır.
  • Gece Karanlığına sadece, gerçek bir kayıp yaşayanların ve bunun acısını çekenlerin girebileceği söylenir... Yani bir ölümlü ancak böylesi bir acıyı atlatarak tanrıların diyarına girmenin ne demek olduğunu anlayabilir.
    Marie Lu
    Sayfa 275 - Pegasus Yayınları
  • Askerlik arkadaşım Dan ile onun metalik mavi arabasına portatif soğutucumuzu, eski kotlardan keserek yaptığımız şortlarımızı ve tişörtlerimizi koyup, Fort McCellan askeri üssünün ana kapısından geçişimizden bu yana tam 26 yıl geçti. Elimizde hafta sonu izin belgelerimiz ve ordudan aldığımız asker harçlıklarımızla Florida’ya doğru yola koyulduk. Sahilde hoşça vakit geçirmeye karar vermiştik. Yediğimiz berbat karavanaları ve Alabama’nın korkunç sivrisineklerini ancak bu şekilde unutabilecektik. Aylardan mayıstı ve hava çok güzeldi. Arabanın üstünü ve müziği sonuna kadar açtık. Birmingham`a varınca mola verip Anneler Günü’nü kutlamak için annelerimize telefon etmek istedik. Annem alışverişten yeni dönmüştü. Sesinden bu özel günü ailemle geçiremeyeceğim için mutsuz olduğunu anladım. “İyi yolculuklar, dikkatli olun. Seni çok özleyeceğiz” dedi. Arabaya döndüğümde, Dan’in yüzündeki ifadeden onun da benim gibi suçluluk duygusu içinde olduğunu anladım. Oturduk, düşündük ve annelerimize çiçek göndermeye karar verdik. Birmingham’ın güneyinde bir otoparka arabamızı park ettikten sonra en yakın çiçekçiye gittik. Göndereceğimiz çiçeklere birer not yazıp, hafta sonunu annemiz yerine, sahilde geçireceğimiz için kapıldığımız suçluluk duygusunu hafifletmeye çalıştık. Çiçekçi küçük bir erkek çocuğunun belli ki annesine çiçek seçmesinde yardımcı oluyordu. Bir kenarda çiçeklere eklenecek notlarımızı yazarak bekledik. Denize ve eğlenceye biran önce kavuşmak için sabırsızlanıyorduk. “Annemin bu çiçekleri çok seveceğinden eminim” dedi, küçük çocuk “Annem karanfilleri çok severdi.” “Mezarlığa gitmeden önce” diye sözlerini sürdürdü, “bahçemizden kopardığım çiçekleri de ekleyeceğim.” Dan’e baktım. Küçük çocuğun elinde çiçeklerle gururla dükkândan çıkmasını ve babasının arabasına binmesini izledik birlikte. Çiçekçi `Siz nasıl bir şey istiyorsunuz?` diye sordu. Küçük çocuk onu da çok duygulandırmıştı. Sesi titriyordu. “Sanırım istemiyoruz” dedi Dan. Yazdığımız notları çöp kutusuna attık ve dükkândan çıkıp arabaya bindik. Dan “Pazar akşamı saat beşte alırım seni` dedi ve beni annemin evine bıraktı. Arabadan tatil çantamı çıkarmaya çalışırken, “Tamam” dedim. Florida`ya başka bir sefer gidebilirdik...
  • Böylelikle bireysel özgürlüğe getirilen kısıtlamalar sertleştikçe bunlara karşı gösterilen tepki de sert ve yıkıcı olacaktır. Bu bir “doğa kanunu”dur. Her birey bir şekilde bir diğeri gibi düşünmeye zorlandıkça düşüncesinin üretici kuvveti yıkıcı hale gelir. Bu durum uç noktada bireyleri gözü dönmüş bir deliliğe ve tüm toplumsal ilişkileri sapkınlığa götürür. Bu çelişki, ister sivil otorite dini otorite tarafından emilsin, ister sivil otorite bireylere dinle yarışan, ancak isteyerek ya da istemeyerek dinle aynı doğaya sahip olan bir “dünya görüşü” empoze etmeye çalışsın, devlet kendisini bir dinle özdeşleştirdiği zamanlarda daha keskin bir şekilde açığa çıkar. Böyle bir sistemin sürebilmesi için bütün bireylerin gerçekten aynı Tanrı ya, aynı şekilde ve aynı terimlerle inanması gerekir. Ancak böylesi bir aynılık imkânsızdır ve düşünülemez.

    spinoza ve siyaset,etienne balibar
  • İngilizce'de yetimler ve dullar var; ancak çocuğunu kaybeden bir ebeveyni anlatan bir sözcük yok.