Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
spoiler içerir. bu kitapta ilişkiler ve evliliklerin yanında dönemin rusyasını okuduğumuz söylenebilir. dürüst olmak gerekirse, son sözde de bahsedildiği gibi rusça bilmeyen okurlar ve dönemin
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,4bin okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:44
YA BAYILDIM, BAYILDIM!!! KONUSU;
Tutkunun TanrısıIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025209 okunma
ÇÖLÜN ORTASINDA BİR KEHÂNET:DUNE
Puan vermedi·712 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 13:31
Bazı kitaplar sadece uzak dünyaları anlatmaz; bizi kendi dünyamızın, insanlığın binlerce yıllık sessiz kalmış kırılma noktalarıyla yüzleştirir. Frank Herbert’ın 1965 yılında edebiyat dünyasına
Kitap Simyacıları
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,6bin okunma
Masanın para kasasıydı bu adam, Boğaz’da iki yüz yıllık bir yalıda yaşıyordu, ayakkabısından takımına, saatinden gözlüğüne, üzerindeki her şey ben çok pahalıyım diye bağırıyordu. Ama görünüşünü biraz olsun düzeltme lüzumu duymamıştı hiç. Ali Tolga bunun sebebini bademlerle mesaisinden iyi biliyordu. Çirkin kalmak, hatta mümkünse daha da çirkinleşmek, böylece memleketin eski kibirli imtiyazlılarına karşı kanlı canlı birer intikam sebebi misali ortalıkta dolaşmak istiyorlardı. Lakin nefret ettikleri o imtiyazlılar olmadan da yapamıyorlardı. Onlardan onay bekliyorlar, onay bekledikleri için kendilerine kızıyorlar, kendilerine kızdıkları için daha da öfkeleniyorlardı. Onay verilince inanmayıp paranayokça kuşkulara kapılıyorlar, verilmeyince ayrımcılıktan, dışlanmaktan, küçümsenmekten şikayet ediyorlardı. Kültürel sermayenin parası neyse bastırılıp alınamamasına, sanatsal iktidarın mahkeme kararıyla kazanılamamasına hayret ediyorlardı. Ali Tolga üçte ikisi bademlerle geçen otuz senelik memuriyet hayatında daha neler görmüştü neler. Güzellikten hiç hazzetmiyorlardı mesela. Güzel olan her şey çirkinliklerini hatırlatıyordu onlara. Melez, karma, müstesna, yüksek, alçak, sade, renkli, tenha, kalabalık… Bunların hepsinden aynı anda nefret edebiliyorlardı. En ufak bir hiza ihlalinden dehşete düşüyorlardı. Ancak kapalı, boz,havasız, hantal, yekpare bir vasatta, sadece kendilerine benzeyenlerin hayatta kalabileceklerini biliyorlardı.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
30 MAYIS 1924 - Fikriye Hanım'ın Ankara'da intiharı. Ve Mustafa Kemal'in kendisi için yazdığı şiiri: