Melek Güngör

Melek Güngör
@angel_gungor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Saç örgüsü gündemdeyken, Kızıl Kaftan alıntısı yapmasak olmazdı.
Biraz ötede Börü Ana vardı. Omzunda geyik kemiği işlemeli tılsım, sırtında örgülü saçlar… Kimine göre kam, kimine göre şaman; ama hepsinden önce hafızayı taşıyan kadındı. Kabac’ın önünde çömeldi. Parmağını dizindeki kana batırdı, yere bir halka çizdi ve dedi ki: “Bu toprak adını unutmaz. Bugün dizinden akan kan, yarın Buhara’nın surlarında akar. O gün çocuklar çember kurmayı bırakır. Şunu iyi bil: Bugün kanın aktı. Yenildin. Ama geri çekilmedin.”
O adımı atmak her zaman çok zor değil midir?
Kalbinin her vuruşunda kaybettiklerinin adları yankılanıyordu. Karanlık sokaklardan evine yürüdü. Eşiğe vardığında göğsünde bir sızı duydu. Bu kapıdan geçtiğinde gerçekle tüm çıplaklığıyla yüzleşeceğini biliyordu.
Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Tengri Türk’ü Korusun!
Çocuklar oyun yerine taşlarla görünmez surlar kuruyordu. İçlerinden biri yere çömeldi, küçük parmaklarıyla bir taşın üzerine titizlikle “Tengri” kelimesini kazıdı. Kaşları çatık, yüzü ciddiydi. Son harfi bitirince derin bir nefes aldı, başını kaldırmadan fısıldadı: - Kimse unutmasın gökteki tek adı.
Yıldızların Şahitliğinde
Aybige’nin varlığı, içini kaplayan sert gölgeleri yumuşatıyor, sohbetleri en derin yaralarına merhem oluyordu.