çoğu şeyin böyle olmasını istemezdim. böyle olmasını istemediğim için böyle olduğunu anlamamak için çok direndim. şimdiyse kabullenmenin getirdiği pes etmişlik mi dersiniz, vazgeçmek mi dersiniz bilmiyorum ama oradayım. şeyler önemini yitirdi, ben geri çekildim, zaman eskidi.

NigRa, bir alıntı ekledi.
24 May 16:43 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bir kısmı ise Ramazan kandillerini gördüğü zaman Müslüman olduğunu hatırlayan Müslümanlardandı. Kandiller yandı mı ellerine tespihlerini alır, dinlememek ve hiçbir şey anlamamak şartı ile camileri dolaşarak Kuran-ı Kerim ve vaaz dinlerlerdi. İkindi vakti kalkmak şartı ile oruç bile tutarlardı. Oruç tuttuğu halde namaz kılmaya lüzum görmeyenleri de vardı. Uzun bir namaz olan teravihe hiçbiri yanaşmazdı. Ramazan bitti mi, bunların din duygusu da “elveda” der, giderdi. Mevsim elbisesi giyme şeklinde olan bu çeşit dindarlığa ben her sene hayret ederdim.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed HilmiA'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi

Her Zaman Ne Varsa Onu Gör.

Acele Etme. Bir Şeyi Yanlış Anlamaktansa

Anlamamak Daha İyidir...!

Yaren K., bir alıntı ekledi.
22 May 09:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kimseyi anlamamak ve kimse tarafından anlaşılamamak yeniden kaybolmak gibiydi.

Eve Giden Yol Lion, Saroo Brierley (Sayfa 154)Eve Giden Yol Lion, Saroo Brierley (Sayfa 154)

"beni bu dünyaya ağzımda
bu zehirle bıraktığında
Ben senin kötü olduğunu
Senin kötü olduğunu,
Anlamamak için
Çok çalıştım."

Birhan Keskin

Rojwan️, bir alıntı ekledi.
21 May 00:06

Beni hiç anlamadı.
Oysa anlamayacak ne var?
Anlamamak, anlamaktan daha zor.

Tatsız Bir Olay, Dostoyevski (Sayfa 18)Tatsız Bir Olay, Dostoyevski (Sayfa 18)
Filiz, bir alıntı ekledi.
20 May 23:06 · Kitabı okudu · 8/10 puan

O zaman da aynı imiş hayret
Bir kısmı ise Ramazan kandillerini gördüğü vakit Müslüman olduğunu hatırlayan Müslümanlardan idi. Kandiller yandı mı, ellerine tesbihlerini alırlar, dinlememek ve hiçbir şey anlamamak şartıyla camileri dolaşarak Kur'an ve vaaz dinlerler, ikindi vakti kalkmak şartıyla oruç bile tutarlardı. Oruç tuttuğu halde namaz kılmaya lüzum görmeyenler de vardı. Uzun bir namaz olan Teravih'e hiçbiri yanaşmazdı. Ramazan bitti mi, bunların dinî hissi de elveda eder, giderdi. Mevsim elbisesi giyme kabilinden olan bu tür dindarlığa ben her sene şaşırırdım.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed HilmiA'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi
Pagos35, bir alıntı ekledi.
19 May 17:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bir kısmı ise Ramazan kandillerini gördüğü vakit Müslüman olduğunu hatırlayan Müslümanlardan idi. Kandiller yandı mı, ellerine tesbihlerini alırlar, dinlememek ve hiçbir şey anlamamak şartıyla camileri dolaşarak Kur 'an ve vaaz dinlerler, ikindi vakti kalkmak şartıyla oruç bile tutarlardı. Oruç tuttuğu halde namaz kılmaya lüzum görmeyenler de vardı. Uzun bir namaz olan Teravih'e hiçbiri yanaşmazdı. Ramazan bitti mi, bunların dinî hissi de elveda eder, giderdi. Mevsim elbisesi giyme kabilinden olan bu tür dindarlığa ben her sene şaşırırdım.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 17 - İlgi Kültür Sanat Klasikleri Dizisi)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 17 - İlgi Kültür Sanat Klasikleri Dizisi)
Hasibe^^, bir alıntı ekledi.
 16 May 13:54 · Kitabı okudu · Puan vermedi

BİR HANDİKAP DAHA : İSLAM'I ANLAMAMAK
Bugün müslümanlar belkide dünyanın her yerinde, şu veya bu tonda, şu veya bu anlamda şu soruyla karşılaşıyorlar: Siz ne istiyorsunuz? Basit, yalınkat bir cevapla yetinip "sadece Müslümanca yaşamak" cümleciğiyle cevap verildiğinde bu sorunun sahibinin yüzü şaşkınca bakakalıyor. Yahut da meselenin bu kadar basit bir cümlecikle anlatılmasının doğurduğu bönlükle gözleri dört açılıyor. Öyle ya, böylesine basit bir hadise için bu kadar hengâme niçin? Bütün bu vaveylâ bu kadar basit bir hadisenin etrafında mı koparılıyor? Bu insan, bu basit cevap karşısında şaşırmıştır, ama öte yandan bu kadar basit bir dilekte bulunan insanların dünyanın birçok yerinde zindanlara atılmaları, işkencelere uğratılmaları hadisesi karşısında şaşkınlığı yoktur. Bunları tamamıyla olağan görmektedir.

Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Rasim Özdenören (Sayfa 36)Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Rasim Özdenören (Sayfa 36)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
16 May 06:47 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Enver Paşa şöyle demiştir Mersinli Cemal Paşa'ya:

Paşam, bütün ef'âlimin [eylemlerimin] hesabını vermeye hazırım. Biz Turan yapmak istedik, viran olduk.

Bizim asıl mes'uliyetimiz, Sultan Hamid'i anlamamak ve Siyonizme alet olmaklığımızdır. Acıdır, fakat hakikat bu!

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa ArmağanAbdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa Armağan