Karanlığı Seversin, bana Stephen King'in neden yıllardır bu kadar çok sevildiğini bir kez daha hatırlattı. Her öykü farklı bir dünyaya açılıyor ama hepsinin ortak noktası, insanın içine yavaş yavaş işleyen o tanıdık King atmosferi. Korkunun ve gerilimin yanında yalnızlık, pişmanlık, kader ve insan doğasının karanlık yönleri de hikâyelerin merkezinde yer alıyor. Kitabı okurken bir sonraki öyküde beni neyin beklediğini merak ederek sayfaları çevirdim.
En çok etkilendiğim öykülerden biri Danny Coughlin'in Kötü Rüyası oldu. Bir rüyanın peşinden başlayan olayların giderek büyümesi ve karakterin kendini çıkılmaz bir durumun içinde bulması oldukça etkileyiciydi. Bunun yanında Cevapçı da kitabın sonunda beni en çok düşündüren öykü oldu. İnsan bazen tüm sorularının cevabını öğrenmek ister ama gerçekten her şeyi bilmek ister miydi? King bu hikâyede bunu sorgulatmayı çok güzel başarmış. İki Yetenekli Serseri ve Rüya Görenler de gizemli atmosferleriyle uzun süre aklımda kalan öyküler arasına girdi.
Her öyküyü aynı ölçüde sevdiğimi söyleyemem ama bu durum kitabın genel keyfini hiç azaltmadı. Bazı hikâyeler beni derinden etkilerken bazılarıyla arama biraz mesafe girdi. Yine de Stephen King'in anlatım gücü sayesinde hiçbir öykü gereksiz gelmedi. Özellikle sıradan insanların hayatlarına sızan tuhaflıkları ve karanlığı anlatma biçimi hayranlık uyandırıcıydı. Kısa öykü okumayı ve Stephen King'in kendine özgü dünyasını sevenler için oldukça tatmin edici, merak uyandıran ve keyifle okunan bir kitap olduğunu düşünüyorum.
#leylaninkitapdunyasi ,#tavsiyekitap