Etinden, sütünden yararlanacağınız bir varlık değilim ben; hayvanlardan bu şekilde yararlanmayı da kabul etmiyorum. Ortada süt varsa ve size sütünü sunmak isteyen bir varlık varsa onu olduğu şey olarak kabul etmeden gerçekleşemeyen bir şey süt akışı. Süt akışı mekanik değil duygusal bir geçiş, duygusal bir zincir, karşılıklı bir hareket. Bütün bebekler sever memeleri ve annelerini. Bütün bebekler. Annelerinin onları olduğu gibi kabul edememesine bir tepki veriyorlardır olsa olsa. Yine de severler. “Memeyle olan güzel hissi korumak istemenin en güçlü ifadesidir meme reddi.” demişti bir psikanalist. Bebeklerden öğrenebilirsek büyüyebiliriz sadece. Bebeklerden öğrenebilirsek birbirimizi büyütebiliriz. Bana bir şeyler öğretmeye çalışırsan büyüyemeyiz. Beni olduğum gibi kabul etmezsen ben arkamı dönüp giderim; beni güzel vaatlerle, şekerle, parayla, tatlı sözlerle ikna edemezsin, bunlarla değişmemi bekleyemezsin, beni bunlarla kontrol edemezsin.
Bir kadını öldürmenin en kesin yolu onu anneliğinden vurmaktır. Onu iyi anne olmamakla suçlayın. Sütü az geldiği için, kilo aldığı için, çocuk hasta olduğu için kızın.
Alıntı
|• hıhı, aynen MAMA daha doyurucu!..
~•~ Annemiz; sütüm az dedi, kimi üşendi, kimi hiç istemedi, kimi daha doyurucu diye sahte reklamlara aldandı, kimininse gerçekten sütü olmadı, süt anne bulamadı, doğal mama yapmayı araştıramadı, sağlık ocağı "100 gram az kilo almış mamaya başla" telkininde bulundu gibi sebeplerle bebeğe "mama verdi"! Mamaların içeriğinde bulunan zehirler hakkında uzun uzun yazılır ancak ben başka bir yere değineceğim. Mamaların sadece kutularında kullanılan bisphenol-A denilen bir kimyasal var. Birçok klinik araştırma sonuçlarına göre BPA vücutta hormon ve özellikle östrojen (kadınlık hormonu) gibi etki göstererek bebeklerde çeşitli gelişimsel ve hormonsal problemlere yol açmaktadır. ~•~
Kadın
"Çocuk, vicdanın ölçüsüdür. Çocuk ruhu, anne sütü gibidir; her türlü kirden uzaktır, lekesiz ve saftır."
"Anne kelimesini yavaş yavaş yüz kere tekrar ediyordum, ta ki artık anlamını yitirip sadece bir ağız jimnastiği haline gelene dek. Yaşayan iki annenin biricik yetim kızıydım. Biri beni daha ağzımda sütü kurumamışken evlatlık vermişti, diğeri de beni on üç yaşımda ilk anneme iade etmişti."
Alıntı