"Siz, Müslümanlar, dininizin eşitlikçi olduğunu söylüyorsunuz. Peki, madem öyle, bana söyleyebilir misiniz: İslam niçin Müslüman erkeklerin Hristiyan ya da Yahudi kadınlarla evlenmesine izin veriyor da, Müslüman kadınların gayr-ı Müslimlerle evlenmesine izin vermiyor?"
"Söyleyebilirim, tabii," dedi Mısırlı köy ağası, bir anlık bir tereddütten sonra: "Evet, şimdi sana anlatayım, niçin bizim dini kanunlarımız bunu böyle demiştir. Biz Müslümanlar İsa'nın -Allah'ın selam ve rahmeti onun üzerine olsun- Allah'ın oğlu olduğuna inanmayız, inanmayız ama, Kitab-ı Mukaddes'in bütün öteki peygamberleri gibi, yani mesela Musa ve İbrahim gibi, onu da Allah'ın gerçek bir peygamberi olarak tanırız; Bunların hepsi, son peygamber Muhammed -Allah'ın selam ve rahmeti onun üzerine olsun- gibi insanlara tevhid dinini tebliğ için gönderilmişlerdir. Bunun için Hristiyan ya da Yahudi bir kız, bir Müslümanla evlendiği zaman, girdiği bu yeni ailede onun inandığı, saygı duyduğu şahsiyetlerin kötülenmeyeceğinden, aşağılanmayacağından emin olabilir; ama bir de Müslüman bir kızın Hristiyan ya da Yahudi bir erkekle evlendiğini düşünün; durum aynı mıdır? Şüphesiz hayır! Müslüman kadın için mübarek olan şahsiyet, Allah'ın son resulü, bu ailede saygıyla anılmayacak... hatta kadının çocukları, ekseri babanın dinini takip edecekler, öyle değil mi? Peki, düşünelim şimdi; kadın böyle bir zulme, böyle aşağılayıcı bir duruma terk etmek doğru olur mu, söyleyin bakalım?"