.. Mustafa Kemal Conkbayırı tepesini elde tutmayı başardı. Ertesi gece Arap askerlerden oluşan 77. Alay paniğe kapılıp kaçınca! yirmi dört saat boyunca Mustafa Kemal’in konumu kritikleşti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mustafa Kemal kendi 57. Alayına “Size ben taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir “ dediğini anlatmıştı.
Ölen bir askerin üzerinden çıkan yazılı emir, anımsadığından farklıydı : “ Hiçbirimizin ölmek yerine Balkan Savaşı’nın utancını bir kez daha yaşamak istediğini sanmıyorum. Ama aramızsa böyle davranmayı tercih edenler varsa, derhal onları ele geçirip kurşuna dizilmek üzere sıraya sokalım!”
“Niçin kaçıyorsunuz?” dedim.
“Efendim düşman!…” dediler.
“Nerede?” dedim
“İşte!” diyerek 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.(Conkbayırı)
“Düşmandan kaçılmaz,” dedim.
“Cephanemiz kalmadı,” dediler.
“Cephaneniz yoksa, süngünüz var,” dedim.
Ve bağırarak süngü taktırdım ve yere yatırdım…
Onlar yere yatınca düşman askerleri de yattı. Kendimize zaman kazandık.
“Aman Reis Bey Kumadan Paşadan rica edelim, bana verilen 72 ve 77 numaralı alaylar Araptır.. Bir kısmı savaşa karşı insanlardır. Eğitimleri de azdır. Bunları geri alsınlar, halis Türk delikanlılar olan ve eğitimleri ilerlemiş bulunan benim eski iki depo alayımı göndersinler.”
Mustafa Kemal
Gelibolu yarımadasının güney ucundaki Seddülbahir’de, Mehmet adlı bir çavuş, tüfeği kilitlenince elindeki taşla bir İngiliz denizcisine saldırarak ülke çapında ün kazandı. Mustafa Kemal bu olayın yayınlanmasına yardımcı olarak günümüze dek Türk askerleri için kullanılan ‘Mehmetçik’ adının doğmasını sağladı.