müjgân

müjgân
@apokalips
beni bir çocuk bile vurur
hayatımda gördüğüm bütün ahlak bekçileri ahlaksız çıktı
Reklam
Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadı­ğımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sor­dukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsi­ne haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnız bir yü­zey, benim gerçeğimle bağdaşmayan bir yüzey. Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin “medeni durum” dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine sap­tadığınız için ben de eriştim. Hem de hiçbir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. İstediğiniz düzene eriş­mek o denli kolay ki… Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm ya­şamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgula­rının sizler için hiçbir değeri yok ki.. Bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hep­sini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl an­layışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağda­şan yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. Hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin vermedi­ğiniz için. İçgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediği­niz için. Hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz. Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Ev­lerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuru­luşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı denedim, se­rum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile ol­mayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım. Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden
benim annem cumartesi hesap soracak öfkesi
Ellerinize ve Yalana Dair
Bütün taşlar gibi vekarlı, Hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli, Bütün yük hayvanları gibi battal, ağır Ve aç çocukların dargın yüzlerine benzeyen elleriniz. Arılar gibi hünerli, hafif, Sütlü memeler gibi yüklü, Tabiat gibi cesur Ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz. Bu dünya öküzün boynuzunda değil, Bu dünya ellerinizin üstünde duruyor. Ve insanlar, ah, benim insanlarım, Yalanla besliyorlar sizi, Halbuki açsınız, Etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız. Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya, Göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan. İnsanlar, ah, benim insanlarım, Hele Asyadakiler, Afrikadakiler, Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik Adaları Ve benim memleketlilerim, Yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu, Elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız, Elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz. İnsanlarım, ah, benim insanlarım, Avrupalım, Amerikalım benim, Uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi, Ellerin gibi tez kandırılır, Kolay atlatılırsın... İnsanlarım, ah, benim insanlarım, Antenler yalan söylüyorsa,
İsa Meryem'e mi kalmış? Musa asadan ne bulmuş? Süleyman bir sultan olmuş Saltanatı boşu boşuna
Reklam