Kürtler İslam öncesinde ve İslam'a girdikten sonra övgüye değer birtarihe ve seçkin meziyetlere sahip, her kesimin kendi katkıları ve verdikleri eserler oranında pay sahibi olduğu bütün ulusların mirası olan İslam uygarlığını güçlendirdikleri ve Arap kültürünün temellerini yükselttikleri ve sanatlarıyla İslami konularda ve teknoloji alanında çok önemli eserler verdikleri halde son asırlarda yazar ve oryantalist araştırmacıların ulusal bakış açıları yüzünden çok ihmal edilen bir kavim;
Kürt'ler
Herbiri istibdat bayrağını çekme davasında tek başına olup dağ zirvelerinde yaşayıp şişinir. Tevhid kelimesi dışında hiçbir söz etrafında birleşmezler.
Cebbar olan yaratıcımıza karşı hamt, iyilerin efendisine naat, dua ve şahane övgüleri sunma görevini yerine getir dikten sonra padişaha da dua etmek ve övgüde bulunmak yakışır. Öyle ki Satürn sarayının derecesi bütün yüksekliğiyle beraber onun saray eşiğinin aşağısındadır. Bütün dünyaya hediyeler sunmakta olan dördüncü saray sultanı olan güneş onun koruyucusu ve kapısının bekçisidir. O, cihandaki bütün büyük padişahların taçlarının incisi, saygın ve değerli hakanların soylarının parıltılarının esin kaynağı, saygıdeğer kay serlerin sığınağı ve en büyük kisraların barınağıdır. Hakanlar onun yüce eşiğini öpmekle bübürleniyorlardır. Sultanlar onun yüce örtüsünü öpmekle güçlenirler. O sünnet ve cemaat ehlinin hamisi, bidat ve sapiklik eser ve izlerinin gidericisidir. Baş eğilen en büyük sultan odur. En adil ve en mükemmel hakan da o sultandır. Ona uymak vaciptir. Hilafet bayrağını adalet ye İyilikle dalgalandırandır. Mekan ve zaman sayfalarını rahmet ve merhamet ayetleri ile numaralandırandır. İki başkanlıkla destekli ve iki mutlulukla başarılı olan odur. Her iki karanın ve her iki denizin sultanı, Şeref sahibi iki haremin hizmetkan ve iki Ömer'in üçüncüsü, ikinci İskender Zülkarneyn, güvenlik ve güvenilirlik halısını seren, Minnet sahibi melikin jütuf bakışlarına mazhar olan Ebul-muzaffer Sultan Muhammed Han Allah onun mülkünü ve iktidarını devamlı kılsın. Alemlere de iyiliğini ve cömertliğini yaysın..
Ben Hazreti Muhammed (s.a.v) I bu kadar güzel övmedim şimdiye kadar çok güzel övmüş girişte baya hoşuma gitti yazarın kaynaklarına baktım sağlam kaynaklardan bilgi toplamış güzel bir kitap
Harac olunca, za'îf rivayet ile amel olunur). Bundan da anlaşılıyor ki, ahkâmın zemân ile değişmesi demek, zor vaziyyet- de bulunan kimse, mezheb âlimlerinin meşhûr olmıyan ictihâdlarına uyabilir demekdir. Herkes kolayına geleni yapsın demek değildir. (Dürr-ül-muhtar) üçüncü cild, yüzdoksanıncı sahîfede buyuruyor ki, (Mezhebden çıkan kimse taʼzîr olunur. Ya'nî cezalandırılır). (Sirâciyye fetvâsı)nda da böyle yazılıdır.
İbni Abidîn bura- da buyuruyor ki, (Dünyâ menfe'ati için mezhebini bırakan kimsenin son nefesde îmânsız gitmesinden korkulur.