Ahmet Koçer

Ahmet Koçer
@aragorn1
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat mısınız efenim...
Hiç ama hiçbir zaman, binlerce insanla birlikte dalgalandığım, dört bir yanımdan sıcaklıkla ve sözcüklerle kucaklandığım, ama yine de bu dolgunluğun akışından kopuk olduğum şu anki kadar büyük bir paylaşma, bir insan yakınlığı ihtiyacı duymamıştım. Denizde susuzluktan ölen biri gibiydim.
Reklam
İnsanların geçmişte kalan her şeyin hep bir hata ve ileriye bir hazırlıktan ibaret olduğunu sanmaları genel bir delilik hali herhalde
Aslında yazmak, bir anlamda, zihnimi sürekli meşgul eden, içimde sancılı bir huzursuzluğa neden olan bir olayla sonunda hesaplaşmak, onun üzerine sünger çekmek, onu yerli yerine oturtmak, benden önde tutmak ve her açıdan kapatmak için giriştiğim bir çabaydı.
İsteklerimin giderek daha da azaldığını ve zayıfladığını, duygularıma bir tür donukluğun yerleştiğini görüyordum. Belki de en iyisi şöyle ifade edecek olursam, bir tür ruhsal iktidarsızlık ve yaşamda tutkuyla yer alabilme yetersizliği hissettiğimi söyleyebilirim.
Daha iyi bir insan olduğumu iddia edecek cesaretim yok elbette, ama daha mutlu bir insan olduğumu biliyorum, çünkü o buz gibi donuk hayatım için yeni bir anlam buldum, yaşamın kendisinden başka bir sözcükle açıklayamayacağım bir anlam.
Reklam