'Bizi öldürecekler Sezgin,' demiş babam. 'Canımız, ırzımız, evimiz tehlikede.' Hiç umursamamış Komiser muavini. 'Kusura bakma Mösyö Leonidas,' demiş. 'Ben bugün polis değil, milli şuura sahip bir vatan severim. Rumlara yardım edemem.' Anlatırken gözleri dolmuştu babamın. Bu ülkenin namuslu bir vatandaşlarından biriydi. Vergisini düzenli öderdi, askerliğini başarıyla yapmıştı, yükümlülüklerini yerine getirmişti, ama vatandaşlarını korumakla yükümlü olan bu devletin memuru, sanki karşısında sanki insanlık dışı bir mahluk varmış gibi, bugün görevimi yapmam, çünkü sen Türk değilsin demişti ona..."
"Siz daha iyi bilirsiniz Başkomiserim, bizim bu güzel şehrimizin, onlardan ne eksiği var..."
"Eksiği insan."
...
"Şehrin göbeğindeki şu manzaraya bak. İş görüntüde kalsa gene iyi, millet gece girmeye korkar bu sokaklara be. Uyuşturucu burda, fuhuş burda, kapkaç burda..."
"Yoksulluk burda, cehalet burda, cinayet burda... Ama her zaman böyle değilmiş...