….varlığın anlamını ve amacını ögrenmek ister, sorularına cevap alamaz ya da saçma sapan cevaplar alır.
Kapıyı çalar, ama açan kimse olmaz. Ölüm de aynı şekilde
iradesi dışında karşılar insanı. İşte tıpkı bir hapishanede ortak bir felaketle birbirine bağlı olan insanlar bir arada olduklarinda kendilerini nasıl daha rahat hissederlerse, hayatta da analiz etmeye ve sentezlemeye yatkın olan insanlar bir araya geldiklerinde, onurlu ve özgür düsüncelerini birbirlerine aktararak vakit geçirdiklerinde bu tuzağın farkina
varmazlar. Bu bakımdan akil yeri doldurulamaz bir zevk kaynağıdır.