Altıncı Koğuş

8,9/10  (16 Oy) · 
33 okunma  · 
15 beğeni  · 
936 gösterim
Çehov bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellasında, eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimıç arasındaki felsefi çatışmaya odaklanır. İvan Dmitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara karşı çıkarken, Andrey Yefimıç bunları görmezden gelmekte ısrar eder ve durumu değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. Doktor sonunda içine düştüğü “felsefi” yanılgının farkına vardığında ise artık iş işten geçmiştir. Altıncı Koğuş, Rusya’nın ve ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden elit Rus aydınının “deliliği”nin simgesidir adeta.

Altıncı Koğuş, Russkaya Mısl dergisinin 1892 kasım sayısında yayımlandığında büyük ilgi görmüştü. Hatta Lenin’in de yapıtı okuduktan sonra dehşete kapıldığı, “Kendimi Alıncı Koğuş’a kapatılmış gibi hissettim” dediği rivayet edilir.

ANTON PAVLOVİÇ ÇEHOV (1860-1904): Büyük Rus tiyatro yazarı ve modern öykünün en önemli ustalarından olan Çehov, Rus Gerçekçilik okulunun önde gelen temsilcisidir. Taganrog’da dünyaya geldi. Lisede Yunan ve Latin klasiklerini temel alan bir eğitim gördü. 1879’da Moskova’ya giderek tıp fakültesine yazıldı ve 1884’te doktor oldu.

Alacakaranlıkta adlı öykü kitabıyla 1887’de Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin Ödülü’nü kazandı. Yaklaşık bin sözcükten oluşan komik kısa öykü türünü başlı başına bir sanat haline getirdi. Ancak 1888’de yayımlanan Bozkır adlı yapıtıyla komik öykülere sırt çevirmiş oldu. Önemli oyunları arasında Ayı (1888), Evlenme Teklifi (1889), Martı (1896), Vanya Dayı (1899), Üç Kız Kardeş (1900) ve Vişne Bahçesi (1903) sayılabilir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2017
  • Sayfa Sayısı:
    72
  • ISBN:
    9786052951569
  • Çeviri:
    Yulva Muhurçişi
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halil Korkut 
30 Haz 12:27 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Günümüzde sadece, pek de bilinmeyen Yar Yayınları'ndan temin edebildiğimiz, Çehov'un varoluşu sorguladığı 'Altıncı Koğuş' başlıklı hikaye kitabında, yayınevine getirilen basım ve yazım hataları ile ilgili eleştiriler vardır. Bu noktada ilgili yayınevi çıkıp 'bizim kapasitesimiz bu kadar, niçin diğer yayınevlerinden okumuyorsunuz' derse; okuyucu daha fazla eleştiride bulunamayacak, sadece yayınevine, bu kıymetli hikaye kitabı için teşekkür etmek durumunda kalacaktır. Ben de burada Yar Yayınları'na teşekkür ediyorum. Kitapta 'Altıncı Koğuş' öyküsünden sonra üç adet de kısa hikaye vardır. Bunlar okunup takdir edilesi psikolojik hikayelerdir. Okumadıysanız vakit kaybetmeyiniz, temin edip okumanız tavsiye olunur...

Arvenn 
19 Mar 22:53 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

İçerisinde seçme hikayeler barındıran bu kitap çok kısa sürede okunabilecek incelikte. İçinde bulunan hikayelerden en çok 6 numaralı koğuşu beğendiğimi belirtmek zorundayım. Yazar beğenmiş olduğum bu bölümü 95 sayfada yazmış. İki karakter özellikle dikkat çekiyor; biri Doktor kimliğini taşıyan aynı zamanda çok okuyan Andrey Yefimiç diğeri ise her konuda kendince mantıklı olduğunu düşündüğü ve tabi ki zamanında çok okumuş olmasından kaynaklı İvan Dmitriç. Hikayede bu iki karakterin hayatları bir şekilde kesişiyor.
Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim...

Mert Demiröz 
17 Eyl 16:44 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Roman kahramanın hayatın amacına dair yaptığı bir dizi tartışmanın anlatıldığı güzel bir eserdi. İnce bir kitap olmasına rağmen anlam bakiminda oldukça zengin ve önemliydi. Bazen bilgi güç olmayabiliyor, kitapta kahramanimizin başına gelenler bunun açık bir göstergesi, ne yazik ki cahillerle yapilan savaşta okuyan ve sorgulayanlar mağlup oluyorlar.

Deliler Cumhuriyeti 
23 Mar 15:55 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Dönemin Rus toplumunun çöküşünü ve çöküşünü ve bu çöküşün nedenlerini anlatan Çehov'un müthiş bir eseri diyebiliriz. Yakın cografyamizin tarihini ve kültürel dönüşümünü gözlemlemek için mükemmel bir eser.

Yusuf Konakci 
05 Eyl 16:17 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Arka planında zeka ve deliliğin arasındaki ince çizginin olduğu bu uzun öyküde, koğuştaki yaşantıdan çok, doktorun ruhsal değişimine odaklanılıyor. Çehov doktor ve hasta arasındaki feslefi tartışmayla beraber, hastane şartlarının yetersizliği ve sağlık sektöründeki sistemin çarpıklıklarını akıcı bir dille anlatıyor. İnsanları deliliğe sürükleyen etkenlerden belki de en önemlisinin hastane ortamı olduğunu savunuyor.

Farklı olana deli yaftasının yapıştırılması, fikirlerinden dolayı insanlara önyargılı bakılması Rusya'ya özgü bir durum değil; bu da öykünün dünya çapında okunulmasını sağlıyor.

Tek eleştirim böyle bir konu için 68 sayfanın kısa ve yetersiz kalması. Doktorun arkadaşıyla yaptığı seyahatlerle ilgili neredeyse hiç ayrıntı bilmiyoruz. Biraz daha uzun tutulsaydı ve karakterin psikolojik dönüşümüne daha yakından tanık olabilseydik çok daha başarılı bir öykü olabilirdi.

Mahmut ucan 
18 Eyl 19:36 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Altıncı koğuş koğuş diyince aklımıza bi askeriye filan gelebilir gelmesin bu koğuş aklı sorunları bulunan insanların tutulduğu bir koğuş ve hastane ile hastalarına verimli bakamadıgina inan bi doktor o dönemin Rusya'sında normalleşen bir durumu yaşayıp takip edildiğine inanıp her gün ölüm korkusu ile aklı duygularını yitirmiş bir hastası ile yaptığı sohbetler neticesinde hayatı değişir. Acıyı görmezden gelerek acıyı unutamazsın sözünü kitabın sonunda acıyı çekip o hastaneye yatarak yaşayan bi doktorun sonu ölümle biten hikayesi
#altincikogus
#antoncehov
#masamdakiler

Kitaptan 92 Alıntı

— Izdırabı küçümsersiniz ama parmağınızı kapıya sıkıştırınca öyle bir çığlık atarsınız
ki !

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 58 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 58 - Yankı Yayınları - 1966)

— Sıcak, rahat bir çalışma odasiyle bu koğuş arasında hiç fark yok, dedi doktor Ragin
Huzur, dirlik insanın dışında değil, içindedir.

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 52 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 52 - Yankı Yayınları - 1966)

— Ne anlatayım, bilmem ki! insan şehirde can sıkıntısından patlayacak gibi oluyor. iki lâf edecek, sözü dinlenir adam bulamazsınız. Yeni kimseler yok...

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 48 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 48 - Yankı Yayınları - 1966)

Bir düşünürün, hattâ sadece düşünen, herşeyin özüyle ilgilenen birinin başkalarından farkı, ızdırabı küçümsemektir. O daima memnundur, hiçbir şeye aldırmaz.

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 53 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 53 - Yankı Yayınları - 1966)

— Moskovaya, Petersburga, Varşovaya... ömrümün en mutlu beş yılı Varşovada geçti. Hârika bir şehir!... Gidelim azizim, gidelim!

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 67 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 67 - Yankı Yayınları - 1966)

— Nereye baksanız soygunculuk! Ama at üstünde yolculuk öyle mi!... Bir günde yüz verst alır gene de turp gibi kalırsın. Pinski bataklıkları kurutulmadığı için ürün bereketsiz oluyor... Kısacası düzensizlik almış yürümüş.

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 68 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 68 - Yankı Yayınları - 1966)

— Ahlâkla, mantıkla ilgisi yok. Herşey sadece tesadüfe bağlı. Yakaladıklarını buralara tıkarlar, yakalanmıyanlar dışarda gezer; hepsi bu... Benim doktor, sizin ruh hastası oluşunuzda ahlâkın ya da mantığın bir payı yok; söylediğim gibi, tesadüf...

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 44 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 44 - Yankı Yayınları - 1966)

— Sizi büsbütün kaybettik doktor, dedi. Gerçi siz keşiş hayatı yaşıyorsunuz: Kâğıt oynamazsınız, kadınlardan kaçarsınız... Sıkılırsınız bizimle...

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 64 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 64 - Yankı Yayınları - 1966)

Antrede askerlik şubesi reisi pardesüsünü giyen doktorun omuzuna elini koyarak iç çekti;

—Biz ihtiyarlar istirahate çekilmeliyiz artık, istirahate... dedi.

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 65 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 65 - Yankı Yayınları - 1966)

— Yo. insan, herhangi bir ağrı gibi soğuğu da duymayabilir. Marcus Aurelius, “Ağrı duyulduğu için ağrıdır: Onu irade gücüyle başka şekilde görmeğe çalış; aklından çıkar, sızlanmayı bırak, ağrı kendiliğinden geçer...” demiş. Doğrudur bu.

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 53 - Yankı Yayınları - 1966)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 53 - Yankı Yayınları - 1966)

Kitapla ilgili 2 Haber

Anton Çehov 157 Yaşında...!!!
Anton Çehov 157 Yaşında...!!! 157 yıl önce bugündü. Bir tüccarın oğlu olarak dünyaya geldi. Okul inşa ettirdi, yoksullara yardım etti, köylülerin tedavisini üstlendi, 1892 - 1893 yıllarındaki kolera salgınında gönüllü doktor olarak çalıştı. 1900 yılında Bilimler Akademisi’ne onursal akademisyen seçildi ama iki yıl sonra II. Nikolay’ın aynı unvanı Gorki’ye vermek istememesi üzerine bu unvanı reddetti. Rus ve Dünya edebiyatının en iyi isimlerinden biri oldu... Anton Pavloviç Çehov 157 yaşında...!