21. yüzyıl, insanın aklını kaybettiği çağdır.
İlerleme masalıyla avutulan, yönünü mezarlıkta bulan bir sürüdür insanlık.
Hakikat boğulmuştur.
Yerine bilgi fetişizmi geçirilmiştir.
Gnostik akıl, gerçekliğin üstüne kusulmuş bir yalandır.
Bilmek kurtarmaz; bilmek kibir üretir.
Kibir ise itaatin en süslü halidir.
Tanrılar icat edildi.
Kutsallar paketlendi.
Amaç tek: Ölü kalmanız.
Düşünmesinler.
Sorsalar bile yanlış yerden sorsunlar.
Biz tanrısız olanlarız.
Sahipsiz, babasız, vaatsiz olanlarız.
Bu yüzden lanetliyiz.
Bu yüzden tehlikeliyiz.
Çünkü diz çökmeyi öğrenmedik.
Maneviyat öldü.
Cesedini parayla örttüler.
Altınla, markayla, istatistikle.
Ruh açlıktan bağırırken onlar paraya tapındar.
Kendini tanımayanlar tanrı arıyor.
Aynaya bakamayanlar göğe yalvarıyor.
Gördükleri her şeyden kaçıyorlar
Şehirlerinden ailelerinden kendilerinden umutlarından.
Bu bir inanç değil; bu bir kaçıştır.
Korkakların metafiziğidir.
Kadınlar ve erkekler çürüyor.
Koşuyorlar ama nereye gittiklerini bilmiyorlar.
İçleri boş, vicdanları sessiz, ruhları uyuşturulmuş.