Siz büyük Türkiye'yi gerçekleştirecek olan Ülkücüler! ! !
Siz Oğuzların, Kür Şadların, Alparslanların, Fatihlerin, Yavuzların, Abdülhamidlerin, Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Hacı Bektaşların, Sütçü İmamların, Dilşad Sultanların, Nene Hatunların, Gevher Nesibelerin, Malhun Hatunların torunları olan Ülkücüler;
'Gafillerin ardında Allah'ı anan; kaçanların ardında vuruşan, ölüler arasında diri olan gibidir.' Kutlu Peygamber sözünün muhatabı olmak için çalışın.
Yolunuz açık olsun. Cenab-ı Allah, taşıyamayacağımız yükü omuzlarımıza yüklemesin. Yüce Yaradan kendi dini için gayret eden herkese yardım etsin.
'Gençliğin acı haline'
'Öldün mü ey gençlik?
Eğer öldünse haber ver: ''Onlara hicviye yazan kalemim sana da mersiye yazsın. Yahut ölmediğini ispat et ki, sana olan büyük imanım sarsılmasın ve sana olan destanım boşa gitmesin.''

Arif Nihat Asya

Macaristan Ağıtı
Kalmadı mı yer yüzünde
Bir yer Macaristan diye
Ki beş kıtada Macarlar
Ağlar vatan vatan diye

Çıkmıyor İmre'ye soran
N'oldu ey kuş yuvan diye
Dünya'ya seslenirken o
Olur elbet duyan diye

Aralarında yokmuş ki
Bir tek varlık insan diye
Yabanlar boğazladılar
Nicemizi kurban diye

Yırtıcılara ad konmuş
Sanki İgor, İvan diye
Sorduk: Ne istiyorsunuz?
Cevap verdiler "Kan!" diye

Tutup diktiler gençleri
Köşelere nişan diye
Yalvardı eşler analar
Kıyman onlar da can diye

Kızlar elini kendine
Siper etti kalkan diye
Görenler haykırırken: Ey
Medeniyet, utan! diye

Siz söyleyiniz nerdedir
Varsa bir şey "vicdan" diye
Çocuk vurulur mu bayrak
Çıkardı koynundan diye!?

Ey yurt, sığınaklar bulan
Arıların kovan diye
Haritalarda adını
Öpüyor hatıran diye!

Kalmadı mı yer yüzünde
Bir yer Macaristan diye
Ki beş kıtada Macarlar
Ağlar vatan vatan diye!

Arif Nihat ASYA

Arif Nihat Asya / BAYRAK
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!

Burak CAN, bir alıntı ekledi.
14 Ağu 03:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bu yorgun on binlerin bir cepheden bir başka cepheye soğuk iklimden sıcak iklime gidişleri Arif Nihat Asya'nın Bayrak şiirinde ne güzel anlatılır.
.....................................
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün,
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün,
Gölgene sığındık.
....................................

Bitlis - Muş Yörelerinde Halk Kültürü, Atatürk ve Kuvayımilliye Hareketleri, Hamza Zülfikar (Sayfa 56)Bitlis - Muş Yörelerinde Halk Kültürü, Atatürk ve Kuvayımilliye Hareketleri, Hamza Zülfikar (Sayfa 56)
Emre turkmetin, bir alıntı ekledi.
13 Ağu 20:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İstanbul
Yiğitini Seçmek için İstanbul,
İsteklilerini imtihan eder ;
Beline surlardan kemer kuşanmış:
Kim çõzebilirse ben , onunum! der.

Dualar Ve Aminler, Arif Nihat Asya (Sayfa 231)Dualar Ve Aminler, Arif Nihat Asya (Sayfa 231)

Arif Nihat Asya
Tarihlere,destanlara yol bulabilsem
Hiç durmadan düşünmeden geri giderim...
Buna şaşma ki geçmişte yaşamayı ben,
Gelecekte yaşamaya tercih ederim.