Nurhan Işkın, bir alıntı ekledi.
20 Nis 02:35 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Fetih, belki bizim tarihimizden daha önemli. 1453 tarihi sıradan bir Avrupalının bile bildiği bir tarihtir. Bizler ise İstanbul'un fethini okulda öğreniyoruz, fakat bunu takip eden bir tarih merakı yok. Arif Nihat Asya'nın şiiri olmasa, çocuklarımız belki Fatih'in İstanbul'u 21 yaşında aldığını bile bilmeyecek.

Türklerin Altın Çağı, İlber Ortaylı (Sayfa 181)Türklerin Altın Çağı, İlber Ortaylı (Sayfa 181)

Arif Nihat Asya
Bayrak

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!

Bir kıtlık yılında Hacı Bektaş kapısına
Alıç götürmüş buğday istemişsin...
Seni üç gün ağırladıktan sonra,
İçerden haber getirmişler;
+Buğdaymı diler,erenler himmetimi?
-Buğday.
Yine haber getirmişler:
+O alıcın, her tanesine nefes edeyim
İsterse çekirdekleri sayısınca himmet eyliyeyim.
Sen bir türlü buğdaydan vazgecememişsin..
Fakat yükünle erenler kapısından ayrılınca uyanmış,
-Nettim ben ? diyerek koşa koşa himmete
dönmeyi bilmişsin...
Bizse hala buğday kaygısındayız, Yunus...
Arif Nihat ASYA

Ömer Faruk KAHRAMAN, bir alıntı ekledi.
04 Nis 17:43 · Kitabı okuyor · Beğendi

Dileğim sessizken
De bütün çevremde
Duyarım âminler...

Dualar Ve Aminler, Arif Nihat Asya (Sayfa 90 - ÖTÜKEN)Dualar Ve Aminler, Arif Nihat Asya (Sayfa 90 - ÖTÜKEN)

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!

Arif Nihat Asya