"Mevzuları"ı daha önceden biliyorsanız harika oluşunu anlatmanın pek de lüzumu yok aslında. Ama yine de özet geçeyim. Başlamadan bir uyarı yapacağım. Eğer Oğuzhan'ı tanımayıp bu kitabı okumaya karar verdiyseniz kesinlikle okumayın. Eminim ki nefret edeceksiniz. Ardından haksız yere yorumlar yağdıracaksınız. Ben de tanımasam aynı şeyi yapardım açıkçası. Şöyle P!NÇ ve Mevzular'a bir bakın ve anlamaya çalışın. Zaten kitap Mevzular'ın kopyası niteliğinde. Kitabın içeriğine geleyim şimdi de. Kitapta ülkede ve dünyada yaşanan pek çok problem Oğuzhan Uğur'un süzgecinden geçiyor. Yorum yeteneği çok iyi zaten. Haliyle okurken ayrı bir zevk alıyorsunuz. Ayrıca kitapta Oğuzhan'ın sürekli vurguladığı bir nokta var. O da "uyuyor" olmamız. Uyanmamız gerektiğini sürekli söylüyor ve gerçekten de haklı. Kitabın pek çok kişiyi uyandırdığına inanıyorum. Sadece uyuyanları değil, uyanık olduğunu sananları da uyandırdı Oğuzhan Uğur. O da, tek uyanık olmadığına inanıyordu. Ha bir de şu farklı olduğunu sanan kişileri de uyandırdı kendisi. Bir iki cümle yetiyordu zaten Oğuzhan için. Ne demişti? "Ben faklıyım diyen insanların adımları, daha önce bırakılmış ayak izlerine denk gelir. Bu yüzden farklı olmadığınızın farkında mısınız?"
"Eskiden 'Bana ne canım Isparta'da olduysa, ben İstanbul'da yaşıyorum.' derlerdi. Şimdi 'Bana ne canım Beşiktaş'ta olduysa, ben Kadıköy'de oturuyorum.' diyorlar. Hatta bunun da bir ilerisine geçiyorlar. 'Bana ne canım Kadıköy'de olduysa, benim mahallemde değil en azından.' diyorlar.
E bunun yarını ne? 'Bana ne canım benim sokağımda olduysa, benim apartmanımda olmadı.' diyecek. 'Bana ne canım benim apartmanımda olduysa, benim evimde olmadı.' diyecek. 'Bana ne canım benim evimde olduysa, benim odamda olmadı.' diyecek. 'Bana ne canım benim odamda olduysa, bana olmadı.' diyecek. Sonra musibet kendine de uğradığı zaman şöyle diyecek: 'İmdat!'
Sence o imdadı duyan olur mu? Duyan olsa karşılık veren olur mu? Sen 'İmdat' diye bağırdığında büyük ihtimalle şöyle diyecekler: 'Bana ne canım!' "