Bir pazar yerinde, tezgâhlar kalktıktan sonra sokaklarda dolaşıp yere atılan sebze ve meyvelerden toplayan kadınlar kimsenin yüzüne bakmazlar. Utanç, onları kocaman dünyada yalnızlaştıracak kadar keskindir. O kadınlar, insanlığın günahlarını toplamak için akşamüzerleri yeryüzüne inen mitolojik varlıklar gibi.
Bir yoksulun yüzüne bakan insanda, küçücük bir vicdan kırıntısı bile varsa, o yoksula yardım etmek ihtiyacı doğar. Oysa bir markete herhangi bir şirkete girdiğinizde insanlarla değil, soyut bir kurum kimliğiyle muhatap olursunuz.