• Çünkü umut bir kapının bir kapıya açılmasıdır
  • Konyalıysan kaşık havası oynayacaksın arkadaş ötesi yok!😎
  • Vay arkadaş yaa 3ü bir arada kahvenin bile gramını düşürmüşler :)
    Artık 3'ün 1'ni içermiş gibi hissediyorum yaa :)))
  • Hayatımızda birçok insan tanıyoruz. Bazısıyla okulda arkadaş oluyoruz, bazısıyla iş yerinde, bazısıyla internet ortamında. Bunlardan bazıları sadece aynı ortamda bulunduk diyeceğimiz insanlar oluyor. Bazıları mutlu anlarımızı beraber yaşadığımız arkadaşlarımız oluyor. Bazıları ise her ne durumda olursak olalım her zaman yanımızda olan dostlarımız oluyor. Hayat şartları gereği her tanıdığımız, arkadaşımız, dostumuzla bir ömür beraber veya bir ömür iletişim halinde kalamıyoruz. Hayat şartlarının araya mesafeler kitabın koyabildiği ve bunun normalliği konusunda hemfikir olduğumuzu umuyorum. Gelmek istediğim asıl noktaya ulaşmak istiyorum. 


    Arkadaş veya dost adını ne koyarsanız tanıdığınız her insanla güzel şeyler yaşamaya bakmalıyız. Güzel anılar biriktirmeli. Güzel mektuplar bırakılmalı. Belki ufak bir eşya, belki bir kitap, belki bir fotoğraf, belki de bence en önemlisi, o ağlarken yanında olup yüzünü güldürebildiğiniz bir surat bırakmalıyız. İşte böyle arkadaşlıklar yada dostluk diyebiliriz.(Siz hangisini okumak isterseniz) Hayat şartları gereği bir daha hiç biraraya gelemeseler bile, birbirleriyle hiç iletişim dahi kuramasalar o paylaştığınız anılar, eşyalar (eşyalar cansız varlıklardır ancak onlarla birlikte yaşadığımız anılar onları yaşayan birer nesneye dönüştürdüğünü düşünüyorum. Aynı bir kitapla bağ kurup onlara gözü gibi bakan insanlar gibi) sizlerin ömür boyunca birbirinizi hatırlamanız için yardımcı etkenler olacaktır. Tabi bunlar olmayınca da insan hatırlar. Birlikte  yaşadığınız küçük bir anı, mesela beraber güldüğümüz bir şeyin benzeriyle karşılaşırsınız ve sizi bir anlığına o özlediğiniz günlere dönersiniz. 


    İyilik yaptığınız, yüzünü güldüğünüz, her zaman yanında olduğunuz ve aynı şeyleri size yapan insanları unutmazsınız. Daha çok hatırlamak, daha güzel hatırlamak, daha güzel hatırlanmak için, daha çok sevin birbirinizi  sevgili okurlar. Her şartta anlamaya çalışın, dinleyin, fikirlerini merak edin, hoşlandığınız ortak şeyleri keşfedin beraber, güzel şeylere yönlendirin birbirimizi. Hayatın keşfedilmemiş güzelliklerini bulmak için çaba sarfedin. Herşey şan, şöhret, para olmasın hayatınızda. Ruhunuzu doyurun birbirinizin. Şuan bu yazıyı yazarken aklıma gelen bir hikayeyi paylaşmak istiyorum sizlerle. 


    Mekanı hatırlamıyorum mazur görün. Anadolu'nun bir köyünde 6 tane adam bir eve misafirliğe giderler. Sofranın ortasında kocaman bir kase ve herkese birer kaşık. Ama kaşıklar bildiğimiz kaşıklar gibi değil, on katı daha uzun. Misafirler çorbadan alıyorlar ama ağızlarına götüremiyorlar çorbayı. Tam kaşığı döndürecek ya kolu arkadaşına çarpıyor ya da kaşıktaki çorba dökülüyor. Şaşkın şaşkın birbirlerine bakarken arkadaşlarının ikisinin çok güzel bir çözüm bulduğunu görüyorlar. Kaşığı daldırıyor kaseye ve karşındaki arkadaşının yemesini sağlıyor. Öbürü dolduruyor ona. Ancak bu şekilde karınlarını doğurabileceğini anlıyorlar. Gerçek bağlarımızı böyle ince düşüncelerle kurabileceğimizi düşünüyorum. 


    Karşımızdakine değer vermezsek belki o bize değer verir ama değer vermeyen de elbet birgün çıkar karşımıza. Belki biz değer veririz ve karşılığında üzülürüz ama mutlaka ve mutlaka hayat karşımıza o ruhumuzun sesini duyan birileri olmasa bile, birini çıkarır elbet. İyilik yapan iyilik bulur. Kötülük eden yaşattığını elbet bir gün yaşar. Ne ekersen onu biçersin. Ve son olarak Rahmân Süresi 60. Âyette belirtildiği üzere "İyiliğin karşılığı, yalnızca iyiliktir."


    Gün geçtikçe güzelleşen, geçmişe güzel anılar bıraktığımız, geleceğe iyilik ve güzellik tohumları ektiğimiz bir Dünya'da yaşama umuduyla  🤗
  • Şükür ki eski halime geri döndüm..
    Bazı şeyler gözümü gerçekten kör etmişti. Aşktan başka hiçbir şey görmüyodum. Aşk gözümü o kadar kör etmiş ki. Geçmişe dönüp bakıyorum da ne çok hatalar etmişim. Her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçti bu son 1 saat.
    O kadar çocuklaşmışım ki. Kendimi kaybetmişim gerçekten. Delirmişim şarkılarda. Çıldırmışım. Çok saçmalamışım. Mantığımı aklımı kaybetmişim.
    Ve bu durumdan herkes rahatsız. En küçük kardeşimden tut dedeme kadar. Arkadaşlarım. Herkes. Değiştiğimi söylüyorlar. Bu kaç haftadır. Delirdin mi diyorlar. Çocuk gibisin diyorlar. Çıldırmışsın içiyorsun kafan güzel diyorlar. Bi ben kabul etmedim. Ama çok şükür bu gece ben de anladım. Aşkın gözü körmüş gerçekten. Hiçbir şey görememişim. Delirmişim şımarmışım çıldırmışım saçmalamışım.
    Gururumu yerler altına almam. Saçmalamam. Kalmayan yalanları söylemem. Kendimi çok gözden düşürmem. Düşünüyorum da benim gini ciddi bir kız nasıl bu hale geldi. Ama çok şükür ki artık bu saniyeden sonra her şeyin farkındayım. Bu kadar duygusallık yetti. Çünkü beni inanılmaz derecede yoruldum yıprandım yıpratıldım...
    Artık hiç gerek yok.
    Duygusallığı bir kenara bırakmanın vakti geldi.
    Artık eski beyza ya geri dönmenin vakti çoktan geldi geçiyor bile...
    Her şeyi geride bırakıcam. Ve kendime yeni bir sayfa açmaya karar verdim.
    Artık aşka yer yok...
    Çünkü aşk başa bela.
    Benim sorumluluklarım var. İlgilenmem gereken ailem var. İlgimi bekleyen arkadaşlarım var. Bir haftadır ertelediğim yakın arkadaş konuşmalarım var. Gideceğim gezeceğim yeni şeyler keşfedeceğim mekanlar var. Hayallerim var...
    Kariyer hedeflerim var. İnsnlara hizmet etmem gereken hayallerim var. İnsanlara nasıl daha iyi gelebilirim gibi düşüncelerim var...
    Mantığımı kullanmalıyım artık. İşlerime odaklanmalıyım. Hayatıma beni sevenlere değer verenlere kullanmayanlara odaklanmalıyım artık...
    Ruhum kalbim aklım....
    Sizi o kadar yordum ki..
    Kendimi o kadar çok özledim ki...
    O kadar yorgunum ki...
    Hep tek kişi olmaktan bir türlü birleşememekten o kadar yoruldum ki...
    Sevilmemek...
    O kadar acı bir durum ki..
    Kullanılmak aşağılanmak imansızlık ve dinsizlikle suçlanmak...
    Kalmayan küfürlere ağzıma almaya çekindiğim küfürlere hükümlere damgalara maruz kalmak...
    Çok acıdım kendime. Gerçekten de tam da dediğin gibi çok yüzsüzmüşüm...
    Sana aşık olmak benim için en büyük hatam...
    Umutlarımda hayallerimde rüyalarımda beklentilerimde aklımda kalbimde hayalimde hep sen olman...
    Aşkın gözü kör olsun...
    Çünki bana hiç ama hiç yaramadı...
    Gram karşılığını almadım. Bu saatten sonra da istemem artık karşılık falan.
    Ve hata hep bende ne yazık ki...
    Senin hiç suçun yok...
    Sen bir meleksin!!
    Bana gram yüz vermedin.
    Seni daralttım sıktım bunalttım belki yalanlarımla üzdüm ağlattım...
    Affet beni.
    Aşk bana gram yaramadı. Bundan sonra da istemem aşk meşk...
    İstemem ki artık..
    Ben eskilerimi yalnızlığımı seviyorum...
    Yalnızlığıma tekrar yeniden aşık olucam...
    Unutucam seni!
    Hoşçakal!...
  • https://youtu.be/yhC5bQU-EQY
    En yakın arkadaşım şehir dışına taşınıyor, yollarımız ayrılsa bile, en yakın arkadaşım.
  • Sakin bir ev, kendi yetiştirdiğimiz
    çiçekler, ilham verecek kitaplar,
    sevilmeye değer birkaç arkadaş,
    acı veya pişmanlık vermeyen masum eğlenceler,
    gerçeğe bağlilık, güven, ümit ve sevgi dolu bir yürek
    Dünya'nın bütün zevklerinden daha değerlidir.