fatma elif

fatma elif
Balzac, Keşfin Acısı Öyküsünden
İster keşiş olsun, ister bir mahpus, ister bir günahkar ya da alçak, serseri, insanoğlunun ilk düşüncesi, yazgısını paylaşan bir arkadaşının olmasıdır. Yaşamın ta kendisi olan bu itkiyi doyurmak için bütün gücünü, kuvvetini, yaşamının bütün enerjisini ortaya koyar. Bu çok güçlü istek olmasaydı şeytan kendine arkadaş bulabilir miydi?
Sayfa 36
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Devingen uyarlanma derken, örneğin bir çocuğun - tersini yapamayacak ölçüde korktuğundan- katı ve tehditkar babasının buyruklarına uyarak "uslu" çocuk haline gelmesiyle gerçekleşen uyarlanmadan söz ediyoruz. Çocuk kendisini durumun gereklerine uyarlarken içinde bir şey olur. Babasına karşı yoğun bir düşmanlık geliştirebilir, bunu dile getirmek ya da hatta bilincinde olmak bile çok tehlikeli olduğundan, bu düşmanlığı bastıracaktır. Ancak bu bastırılmış düşmanlık, dışa vurulmamış olmakla birlikte onun kişilik yapısında devingen bir etmendir.
Sayfa 32
Durağan uyarlanma dediğimizde, bütün kişilik yapısının değişmezliğini koruyan ve yalnızca yeni bir alışkanlığa uyarlanmayı dile getiren bir kalıplara uyarlanmadan söz ediyoruz. Çinliler gibi yemek yeme alışkanlığını bırakıp, batılılar gibi çatal bıçak kullanarak yeme alışkanlığı edinmek, bu türden bir uyarlanmaya örnek oluşturur.
Sayfa 32
Acaba, doğuştan gelen bir özgürlük isteğinden başka, güdüsel bir boyun eğme isteği de olamaz mı? Eğer bu istek yoksa, bugün birçok kişinin gösterdiği, "Lidere Hayranlık" olgusunu nasıl açıklayacağız?
Sayfa 24