n

n
@arokarya
başını göğsüme yasla, sana eskiden sahip olabileceğimiz hayatın öykülerini anlatacağım
Fakat ne şu çalan hüzünlü müzik eşliğinde arsızca zevk alıyor görünen çiftin ızdırap içinde yerine getirdikleri görevlerinden aslında bıktıklarını, ne de ta aşağıda, en dipte, karanlığın, kar fırtınasının ve okyanusun üstünden zorlana zorlana gelen koca geminin kasvetli ve boğucu bağırsaklarının hemen yanı başında neyin yattığını kimse ama hiç kimse bilmiyordu.
Sayfa 80 - Öykü: San Fransiskolu Beyefendi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Doktor ona fısıldayarak "Gia e morto." dedi. (O artık öldü.)
Sayfa 73 - Öykü: San Fransiskolu Beyefendi·Kitabı okudu
Hiç kimse hiçbir şey anlamadı, çünkü insanlar ne olursa olsun hâlâ ölüme inanmak istemiyorlar ve böyle bir şeyin gerçekleşmesine her şeyden çok şaşırıyorlardı.
Sayfa 71 - Öykü: San Fransiskolu Beyefendi·Kitabı okudu
...çünkü satırlar cam kırıkları gibi parlayarak gözlerinin önünde uçuşmaya başlamıştı.
Sayfa 70 - Öykü: San Fransiskolu Beyefendi·Kitabı okudu
Şimdi hafifçe alınan o nefes bir kez daha veriliyordu dünyaya; şu bulutlu gökyüzünün, şu soğuk bahar rüzgarının altında.
Sayfa 51 - Öykü: Hafif Bir Nefes·Kitabı okudu