celaleddin durgun ve duru bir su gibi sakindi. şöyle bir baktı yüzüme, bir nur şavkıdı geçti günün ortasından. celaleddin baktı yüzüme, açılmak için
ertesi sabahı bekleyen sonbahar goncaları gümrah
birer gül haline geldi konya'nın bahçelerinde.
celaleddin baktı yüzüme, yanaklarına birer gamze düştü ana karnındaki çocukların.
Burada sürdürdüğümüz yaşamla ilgili bir şeyler anlatmadım mı sana? Yaşarken ölmenin ne korkunç olduğunu? Düşkünlüğü, yalnızlığı, kendine acımayı? Bunların ne anlama geldiğini anlamaya çalış. Yeryüzünde beni bundan kurtarabilecek tek insan sensin.
Gıpta etmek korkunç bir şeydir. Bütün öteki acılardan farklıdır; çünkü hiçbir şeyle örtülemez ve yüceltilip bir trajediye dönüştürülecek bir yanı da yoktur. Yalnızca acı verici olmaktan çok daha fazlasıdır, iğrençtir.