O bize Tanrı’nın sözünü getirdi. Dogru. Ama kendisi Tanrı’nın sözünü, öğretisini anlamamış. Ağzıyla anlamış, kafasıyla anlamış, ama bedeniyle değil.
Bu ışık içine işlememiş ki dışına yansısın, gittiği yerde her şey yüreğinin ışığıyla aydınlansın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Palmiyeler, dağlar düşünürken bu denli gürültü çıkarmazlar. Zaten palmiyeler Papalagi kadar gürültülü, vahşice düşünselerdi, yaprakları bu kadar yeşil, meyveleri altın sarısı olmazdı.
Bu şaşmaz bir deneyimdir, çünkü düşünmek tez yaşlandırır insanı, tez çirkinleştirir…
Evet, özellikle kötü ve acı verici olaylar, iyi olaylara göre çok daha ayrıntılı anlatılır; hem de tek bir noktası bile atlanmamacasına.
Sanki kötüyü anlatmaktansa iyiyi anlatmak daha önemli daha keyifi değilmiş gibi.
Bu zaman gürültüleri duyulduğunda Papalagi, "
Ne kötü, yine bir saat geçti" diye yakınır. Çok kederlenmis gibi de yüzünü ekşitir.
Halbuki taptaze bir saat başlamaktadır o anda.