Karanlığın Yüreği (Heart of Darkness) eserinde Avrupa'nın sömürgeciliğini görmekteyiz. Joseph Conrad gerçek hayatta yaşadıklarını eserinde Marlow karakteri ile yansıtmaktadır. Conrad, sömürgeciliğin çelişen iç yüzünü ele almaktadır. Birçok Avrupalının gelir sağlamak ve yerel halkı geliştirmek adına kahramanca gördüğü şey, aslında Afrika'nın istilasıdır. "Fildişi" açgözlülüğün, "beyaz mezar" ölümün, çaresizliğin simgesi haline gelmiştir ve mezarın beyaz olması ölüm ve yıkımın kaynağını simgeler. "Sis ve duman" ise belirsizlik, gizem ve insanın bilinçaltını temsil eder. Eserde güç ve iktidar tek kişinin elindedir, yani Kurtz karakterindedir. Kuralları kendisi belirler ve bu kuralları denetleyecek karşıt bir gücün yokluğu Kurtz'ü tanrı konumuna koyar. Kurtz'ün resim yapması ayrıca önemli bir detaydır. Resimde meşaleyi tutan kadının gözleri bağlıdır. Meşale Avrupanın kıtaya getirmeye çalıştığı aydınlanmayı simgeler. Ancak kadının gözlerinin bağlı olması meşalenin amacına ulaşamadığını simgeler. Joseph Conrad, burada asıl amacın farklı olduğunu göstermek ister. Tüm bu olanlara tanık olan ve olayların anlatıcısı olan Marlow içinse bundan sonra hayat katlanılmaz bir hal alır.