bir kadının kirpiklerinden düştü bütün anarşi
masa devrildi, rakı sustu, saat küfür etti zamana
ben aynaya bakınca başka bir adam tıraş oluyordu
adını sordum, “hiçlik” dedi, cebime bozuk para bıraktı
sokak lambaları fazla şiir biliyor bu aralar
birinin alnına kelebek gibi konuyor bıçak izleri
ve biz, ağzında küf taşıyan çocuklar
tanrı’yı arka mahallede bir duvara yaslanmış bulduk
o gece gökyüzü fermuarını açık unutmuştu
bütün yıldızlar yere döküldü
birini tekmeledim
sabah oldu. hiçbirimiz insan çıkmadık bundan
sokaklar bayram diye bağırıyor,
camlardan taşan çocuk kahkahaları,
bu kalabalığın ortasında unutulmuş bir mezar taşı,
ne bir kuş gelmiş su içmeye,
ne çocuklar şeker toplamış ayak ucundan,
nefes alan, çoktan ölmüş mezarsız bir yolcu,
naaşını kaldırıyor,
ve bayramı kutluyor, kendi çukuru içinde.