“En iyi , iyinin düşmanıdır,” derler. Her işte en iyiyi hedefleyen bireyler bir süre sonra hiçbir şey yapmama veya kronik erteleyici olma tuzağına düşebiliyor.
Akışkan modern dünyada artık daimi bir devrim halinde yaşıyoruz, bu da bizi bir ilişkiye, bir topluma, bir ülküye , bir mesleğe kendimizi bütünüyle vermekten alıkoyuyor. Bu sürekli akış hali de yaşantıyı ve insani teması silikleştiriyor. Mesajların gürültüsü içinde yüreğin sesi kısılıyor.
Olduğumuz gibi kabullenilmek yerine bize neyi istersek onu olabileceğimiz bir “ kimlik menüsü” sunuluyor ve biz de ihtiyaca göre bazen birini bazen diğerini giyinip kuşanıyoruz. Kolayca çıkarılıp atılan kimlikler bize köklü bir aidiyet sunmuyor.