A.mrcn

Puan vermedi·280 syf.··
2025 60. kitabı
O’nun Gibi Yaşamak benim için sadece bir biyografi ya da dini kitap değil, adeta bir yaşam rehberi oldu. Okudukça, Peygamber Efendimiz’in günlük hayatındaki incelikleri, insanlarla kurduğu dengeli ilişkiyi, merhametini ve nezaketini daha yakından hissettim. O’na benzemek demek, sadece ibadetleri yerine getirmek değil; aynı zamanda tebessümle yaklaşmak, kırıcı sözlerden uzak durmak, küçük bir nimete bile şükretmek, hatta suskunluğun bile bir edep olduğunun farkına varmaktır. Sayfalar ilerledikçe kendime şu soruyu sordum: “Ben günlük hayatımda ne kadar O’na benzemeye çalışıyorum?” Bu sorgulama bile insanın kalbine bir dinginlik bırakıyor. Kitap boyunca aslında hayatın ne kadar sade, huzurun ne kadar erişilebilir olduğunu anladım. Sonunda hissettiğim şey şu oldu: O’nun gibi yaşamak, imkânsız bir ideal değil; aksine küçük adımlarla, günlük davranışlarla başlayabilecek bir yolculuk.
O'nun Gibi YaşamakFatih Kurt · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 20191,203 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·411 syf.··
2025 59. kitabı
Gerçekten öfkemizi, kırgınlıklarımızı affa dönüştürebiliyor muyuz? Yoksa hayatın tekrarını var sanıp aynı hataları yeniden mi yaşıyoruz? Kitap bana, gönlümüzü imar etmeden dünyayı imar edemeyeceğimizi, asıl güzelliğin içten dışa doğru yayıldığını hatırlattı
Hayatın Tekrarı YokÜlfet Görgülü · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2017596 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2025 57. kitabı
“Felsefe, edebiyattan kaçtığını sanır ama her cümlesinde ona rastlar.” “Kurucu Öteki”, felsefe ile edebiyatın aslında birbirinden kopmadığını hatırlatan bir yolculuk. Peyami Safa Gülay, Derrida’dan yola çıkarak iki alanın sürekli konuşan, bazen tartışan ama asla ayrılmayan iki dost olduğunu gösteriyor. Okurken anlıyorsun ki, en derin düşünceler bazen en güzel hikâyelerin içinde gizli.
Kurucu ÖtekiPeyami Safa Gülay · Ketebe Yayınları · 20217 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2025 54. kitabı
“Neden hiçbir şey yok da bir şey var?” Bu soruyla başlıyor her şey. Kołakowski, filozofları birer düşünce kahramanı gibi tek tek ele alıyor. Cevaplar yok belki ama sorular çok derin. Leszek Kołakowski’nin “Neden Hiçbir Şey Yok Da Bir Şey Var” kitabı, felsefenin en eski ve en temel sorusuyla, yani varlığın kendisiyle yüzleşmekten korkmayan bir metin. Kitap, Leibniz’in o sarsıcı sorusunu—“Neden hiçbir şey yok da bir şey var?”—yalnızca tekrar etmekle kalmıyor, bu sorunun yankılandığı yüzyıllık düşünsel mirası titizlikle araştırıyor. Kitabın dikkat çeken bir yanı, her bölümün sonunda okura yönelttiği sorular. Kołakowski burada hem okuru felsefi bir yoldaş olarak ciddiye alıyor hem de onu düşünsel bir boşluğa bırakıyor: “Ben bu filozofu böyle yorumluyorum ama sen ne düşünüyorsun?” Bu yaklaşım, felsefeye dışarıdan bakan okuyucuyu bile içeri çeken bir güç yaratıyor. Üslubu sade ama yüzeysel değil. Karmaşık fikirleri süslemeye, basitleştirmeye çalışmıyor; tam tersine onları olduğu gibi, yer yer çetin halleriyle bırakıyor. Bu da okuyucunun “her şeyin neden olduğu kadar hiçbir şeyin de neden olabileceği” ihtimaliyle yüzleşmesini sağlıyor. Varlığın bir mucize olduğu kadar bir muamma olduğunu sezdiriyor. Kitabı kapattığınızda cevaplardan çok sorularla baş başa kalıyorsunuz. Ama bu sorular yalnızlık yaratmıyor; tersine, insanı insan yapan o temel arayışı tekrar hatırlatıyor: “Ben neden varım?” Bu, sadece metafizik bir spekülasyon değil, aynı zamanda ahlaki ve varoluşsal bir çağrı. Felsefenin sınırlarında yürümek isteyenler için, mutlaka okunması gereken bir kitap. Düşünmeye cesaret edenlere…
Neden Hiçbir Şey Yok Da Bir Şey VarLeszek Kolakowski · Jaguar Kitap · 201651 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 55. kitabı
“Mutluluk, sahip olduklarımızda değil, olduğumuz kişide saklıdır.” Schopenhauer’un Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar’ını okurken fark ettim ki; hayat başkalarının gözüne nasıl göründüğümüzle değil, kendi zihnimizin sessizliğinde nasıl hissettiğimizle ölçülüyor. Servet, şöhret, övgü… Hepsi geçici. Asıl mesele; iç dünyamızı zenginleştirmek ve başkalarına ihtiyaç duymadan huzurlu olabilmek. Zaman ise elimizdeki en değerli sermaye… Daha fazlasına sahip olmak değil, daha derin hissetmek hayatın özü.
Yaşam Bilgeliği Üzerine AforizmalarArthur Schopenhauer · Doğan Kitap Yayınları · 20219,3bin okunma