UZUN YÜRÜYÜŞ
STEPHEN KİNG
328 SAYFA
Bu yılın Uzun Yürüyüş'ünün sona ermiş olduğunu ilan ediyorum. Hanımlar, beyler... Yurttaşlarım... İşte galibimiz!
Kazanan hayatta kalır, hayatta kalan kazanır!
Tam tarihi bilinmeyen bir gelecekte, Amerika çöküşün eşiğindedir ve askeri diktatörlükle yönetilmektedir. Ülkede yıllardır süregelen ve askeri disiplin şartlarının geçerli olduğu bir yürüyüş yapılmaktadır. Bu yürüyüşün kuralları çok basittir. Yüz genç, gece gündüz demeden, saatte en az dört mil hızla yürümek zorundadır. Yavaşlamak, durmak, yardım almak kesinlikle yasaktır. Yapılan her hata bir uyarı, üç uyarı da oyunun sonu demektir, hemde sonsuza kadar. Bu yarışın bir bitiş çizgisi yoktur. Kazanan hayatta kalan son kişi ve ödülü de hayatı boyunca istediği herşeyin sahibi olmaktır.
On altı yaşındaki Ray Garraty, (hikaye onun gözlemleri ile ilerliyor) her yıl düzenlenen bu Uzun Yürüyüş'e katılır. Ufak sohbetler, birbirlerini tanıma süreçleri ve iyi niyetlerle başlayan yürüyüş zaman geçtikçe ağırlaşmaya başlar. Bedenleri yanında ruhları da yaralanmaktadır yarışmacıların. Bu zorlu yolculukta kim hayatta kalmayı başaracak dersiniz? Doksan dokuz kişiyi geride bırakıp, hayatta kalmak gerçek bir başarı mıdır peki?
Büyük Usta'dan soluksuz okunan, sarsıcı bir distopya. Yarıştan çekilen her aday için kalbim kırıldı. Hele sona yaklaştıkça Garraty, McVries, Baker ve Stebbins'in yaşadıkları, paylaştıkları gerçekten çarpıcı, içe dokunan satırlardı.
Daha önce "Azrail Koşuyor" adıyla yayınlanan bu distopik hikaye, 2025 yılında "Uzun Yürüyüş" adıyla yeniden raflarda yerini aldı. 1979 yılında yazdığı bu hikayeyi Usta "Richard Bachman" takma adıyla kaleme almıştır. Hep derim King okumak ayrıcalıktır, mutlaka okuyun bu içe dokunur distopyayı.
Su uyur, Yürüyüşcü yürür.
Yürüyüş'ün yetmiş