"Sen de beni sewdin mi, benim şu anda seni sewdiğim gibi sewdin mi bilmiyorum. Kendini sonuna kadar teslim ederek, bütün ayrıntıları sınırsızca unutarak, ancak wermeyi bilen we hiçbirşeyi reddedemeyen o KUTSAL AŞKLA... Ben sadece, kendi için fedakarlık yapan aşka inanırım. FAKAT ŞİMDİ HERŞEY BİTTİ. BENSE SENİ BU YÜZDEN DAHA AZ SEWİYOR DEĞİLİM."
Yürüyüşleri boyunca onlara yumuşak,akıl almaz bir koku gibi eşlik eden,neredeyse taşraya özgü pazar huzuruyla o sessiz sakin yere wardılar. Arasıra birbirlerine bakıyor we suskunluklarının ne kadar zengin olduğunu, nasıl da dört bir yanı saran ilkbaharın yarattığı bütün o güzel duyguları taşıyıp çoğalttığını hissediyorlardı.
Erika adımlarını atarken, adamın kolunda ne kadar rahat we mutlu yürüdüğünü görüp sewiniyordu. İçinden dans etmek yada çocuklar gibi koşup oynamak geliyordu.