- Ulen, diyordu. Bu nasıl hürriyet! Hâlâ kavuklu padişah yerinde oturuyor!
... Padişah yerinde oturduktan, onun iradesi hüküm sürdükten sonra, hürriyetin ne manası kalırdı?
İnsanlığı, fakirleri düşünemeyerek onları ezmek, onların sırtından, onları istismardan altınlar biriktirmek, ve sonra bu biriken paralarla yine onların mahvına çalışarak, onlar üstünde bir hakim, bir amir kesilmek, bir insanın, insan olan kalbin işi olamazdı.